"E hayde atla artık!" ilerleyen hamilelikle büyüyen karnımı tuttum yüksek bir kayanın tepesinde duran askere bağırırken. "Akar Katun etmeyin. Ölür kalırım olmaz edemem!" Aslen Hezarfen'in tasarısı olan ama (ç)almış bulunduğum kanatların kenarlarından sıkıca tutarken atlamamakta inatla ısrar ediyordu. Diğer boşta kalan elimi bu sefer de ayakta uzun süre kalınca ağrıyan belime dayadım ve bir sinirle askere bağırdım. "İstersen ben atlayayım bu vaziyetimle!" "Yok olur mu öyle şey Akar Katun.." "E atlasana o zaman be adam?!" askerle aramızda geçen atışma hararetlenecekken yanımıza bu sefer bir merakla Mengü Han'ın oğullarından biri olan Kulkan yanaştı. Onun burada olma sebebi kardeşi Arkın'dan daha fazla tecrübe sahibi olmasından dolayı ki bu obaya Kulkan, er'imin yani Han'ın eksikliğinde

