Yolculuk

592 Kelimeler
Karakurum Yolu Sarzan, Ünen ile aralarında geçen son olaylardan sonra tekrardan obaya dönmeye çekinmişti lakin yine dayanamamış derince heybesine tıkıştırdığı nöker kıyafetiyle at üstünde Karakurum obasının yolunu tutmuştu. Tabii bu heyecanla tek başına yüzleşemediği için yanında Adi'yi de sürüklemişti. Tek sıkıntı Adi, Sarzan'ın ne için kendisini de yanında sürüklediğinden bihaber olmasıydı. Daha fazla da dayanamamış sormaya karar vermişti. "Hay bir de ne etmeye çalıştığını bilsem ya! Sürdün beni de peşi sıra gidiyoruz o mahlukatların yanına." Sarzan, "Sual etme işte. Tek dönemem oralara, çekinirim..." Adi, Sarzan'ın bu lafıyla at üstünde şuh bir kahkaha attı. "Sen mi çekinirsin? Ulan Sarzan, senin ne cengaver olduğunu bilmesem aldanacam bu beyan ettiklerine. Utanmaz mısın atan yaşındaki adamı aldandırmaya." kahkahası biraz yavaşlayınca tekrardan lafına devam etti Adi. "Hele de bakayım, o hatuna mı gidersin? O yüzden midir bu çekincen?" Sarzan Adi'nin lafıyla ani bir dönüş yaparken senini yükseltmekten kendini alamamıştı. "Sana yoktur derim bir hatun felan, idrak edemiyon mu! Atan yaşında adamım dersin bir de." hemen kabul edilebilecek bir gerekçe düşünmeye çalıştı ve aklına ilk geleni söyleyiverdi. "Sonuçta Türüklerin ve o deccal Han'ın obasına giderim. Ondan çekinirim..." Adi, yüzünde yarım ağız bir sırıtmayla onun bu mazeretlerine inanır gibi tavır almıştı. "Öyle olsun cevval oğlan. Hem sen inanır mısın bu hurafelere hala?" "Hurafeler?" Adi, Sarzan'a doğru atını iyice yanaştırdı. "Şu öğretileri derim. Türükler ve diğerleri hakkında denilenleri. Cenneti... İnanır mısın hala?" Sarzan şüpheyle Adi'ye baktı. "Sen inanmaz mısın?" "Ah be oğlanım akıl sır erer mi onların anlattıklarına. Ne bileyim sen de idrak etmişsindir sandıydım." "Bu dediklerini birileri duyacak olsa başına ne hal gelir bilmez misin?" Sarzan, Adi'nin dedikleriyle Ünen'in kendisine sarf ettiği lafları düşündü bir süre sessizce. Yani gerçekten de yalan mıydı kendilerine anlatılanlar?.. "Peki madem öğretilere yalan dersin, ne diye dava uğruna efendimizin yanında cenk edersin?" Sarzan'ın aklını kurcalayan bu olmuştu bu sefer. Şu yaşına kadar öğrendiği herşey yalandan ibaretse ne diye canını bir düzenbaz için tehlikeye atıyordu ki? Adi, garip bir şekilde sesizleşen Sarzan'a doğru döndürdü bakışlarını. "Ah be cevval oğlan..." at üstünde ilerlerken kuşağından bir kese dolusu altını çıkartıp Sarzan'a doğru uzattı. "İşte bunun eçindir." Şaşırmıştı o an Sarzan. Sabbah Efendi'nin sağ kolundan olan birisi ilk başta öğretilerin gerçek olmadığını ardından tek kalma sebebinin de para için olduğunu söylüyordu. Hem de oldukça rahat bir tavırla... Adi ise, Sarzan'ın kara kara düşündüğü şeyi sezmişti. Onu iyi tanırdı. Şayet Sarzan Alamut kalesine geldiğinden beri onunla ilgilenen ve eğiten oydu. Karakterini gayet iyi biliyordu. Saf bir çocuktu, çabuk heyecanlanır ama aynı zamanda gözü kara bir gençti. Bir kötü huyu var ise o da böyle safsatalar ile gerçeği ayırt edememesi huyudur. Adi onun bu düşünceli hallerine daha fazla dayanamadı ve anlatmaya karar verdi. Öğretilerin yanlışlığından, cennetin anahtarı yalanından, türeyiş hurafelerinden, haşhaşı kendilerine veriş sebepleri... Her birini yol boyunca at üstünde ağır bir şekilde giderken anlattı. Bunu yaparken de arada Sarzan'ın sorularına cevap veriyor, şüpheye girmesine izin vermiyordu. Bu derin sohbetin sonunda ise Sarzan pek çok şeyi mantığına oturtmuş, yalanları kavramaya başlamıştı. Sohbetin bittiği yerde ise yüksek ve sarp tepeleri çoktan aşmıştılar. Öyle ki Karakurum obasının çadırları küçücük tepeler misali gözükmeye başlamıştı bile. Zaman zaman kuru ve taşlı toprakları aştıkça çadırlar büyümeye ve belli olmaya başlamıştı. Hemen yollarında ise baharın ve yazın getirdiği parlayan otları yiyen küçükbaş sürüsü vardı. O vakit heybelerinde tuttukları nöker kıyafetini de giyme vakitlerinin geldiğini anlamışlardı. 'Belki de... ' diye geçirdi içinden Sarzan. Ünen hakkında 'davaya sadık.' diyerek zaten yalan söylemişti efendisine ve içi içini yiyordu onca zaman, lakin onlar Sarzan'ı başından beri yalanlar ile kandırıyorlarmış. 'Belki de bu dava saçmalığından ayrılmalıyım...' diye düşünmeye başladı Sarzan. Ünen ile birlikte tüm bu yalanlardan ve saçmalıklardan kaçıp uzaklaşmayı düşündü...
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE