Yol, Miran'ın kokusunu, tenine değen dudaklarımı hatırlamamaya çalışarak geçmişti. Sonuç tabi ki hüsrandı. Aklımdan çıkmayan kokusunu bir kez daha içime çekmek istiyordum. Ciğerlerim inim inim inliyordu. Yine istiyordu o kokuyu. Milyonlarca kez kendine gel diye düşünmüştüm. Ama nafile... Araba durduğunda Miran'a döndüm. Ama o bana bakmadan arabadan indi. "Kaba Şey." diye mırıldandım. Ama kokusu muhteşem diye istemsizce düşündüm. "Ama kokusu muhteşem." diye fısıldadım ve bende arabadan indim. Kaportaya yaslanmış olan Miran'ın yanına gittim ve bende yaslandım. Karşıya baktım. Üst üste sıralanmış gibi duran Mardin evlerine baktım. Tüm Mardin ayaklarımız altındaydı. " Burası çok güzel. " dedim "Bak şurası bizim konak " diyerek eliyle bir yer gösterdi. Önce ona ardından gösterdiği yere bak

