Kutay Hande'nin yanından ayrılır ayrılmaz arabaya binerek doğruca Yamaç'ın evine sürdüm. Bu çocuğa haddini bildirme zamanım geldi de geçiyordu bile. Biliyorum, Hande'ye önem verdiği falan hep palavraydı, sırf bana inat yapıyordu. Sinirle direksiyonu sıktım. Ah be, Hande! O kadar saf ve masumsun ki, gerçekleri göremiyorsun. Öte yandan ise o gizli numaranın ne iş olduğunu öğrenmek lazımdı. Telefonda Alaz'ın numarasını tuşlayarak ara butonuna bastım. İkinci çalışta açarken sesi nefes nefese kalmış şekilde geliyordu. "Efendim abi?" "O sesler ne aga?" "Ya önemi değil." Deyip güldüğünde arkadan ses geliyordu. Sonra ekledi. "Birinden kaçıyorum da." Dediğinde kaşlarım çatıldı. "Başın mı dertte?" "Yok abi be Derin' den." Deyip güldü. Dediklerini önemsemeyerek olaya girdim. "Alaz sana bir num

