Havlunun ucunu belinde içeriye doğru kıvırıp sıkıştırdıktan sonra aynada kendine baktı ve deodorantını alıp sıkmaya başladı. Galiba benim içeriye girdiğimin bile farkında değildi. Deodorantı yerine bıraktıktan sonra kremini alıp ellerinin arasında ısıttı ve saçlarına sürmeye başladı. O yumuşacık ve güzel kokulu saçlarının sırrı buydu demek ki. Daha sonra parfümünü aldı ve başını geriye doğru yatırıp, göğsünün tam ortasına ve boynuna gelecek şekilde uzaktan sıktı. Kabarık Âdem elmasına ve gerilen uzun boynuna bakarken istemsizce yutkundum. Eğilip yerden paltoyu aldım ve o, bu an beni farketti. Bakışları tıpkı aşağıda olduğu gibi sert bir ifadeye büründü ve Ne istiyorsun? der gibi baktı. "Ben baklavalarına bakm- ıhm yani şey, paltonu vermeye geldim." diyerek kucağımda topladığım paltoyla

