Seha, Cesur'un yanından kalktığını farketmişti ama ilk defa tembellik yapıp biraz daha huzurlu yatağında uzanmak istedi. Artık tıkırtılar ufak ufak artmaya başlayınca usulca doğruldu yerinden. Kolu artık eskisi gibi canını yakmıyordu. Yine de kol askısını dün Cesur'un gösterdiği gibi taktı ve odadan çıktı. Eskiden bir ocak ve sade beton bir tezgahın olduğu, ama şimdi; dolabından masasına, bulaşık makinesine kadar her şeyi yerli yerinde olan sıcak mutfağa girip hararetli hararetli işlenen annesini seyretti. Nadime hanım daha sağlıklı görünüyordu artık. Cefakar kadıncağız çocukları rahat etsin, sıcak odada uyusun diye yıllarca soğuk odanın kahrını çekmiş ve müzmin böbrek ağrılarına tutulmuştu. Henüz 45 yaşında olmasına rağmen bedenen oldukça yıpranmış bir kadındı annesi. Buna rağmen Seha'yı

