Aradan biraz vakit geçmişti ki Agatha'yı görmeye gitmiştim. Kale çok karanlıktı yavaşça Agatha'nın odasına yaklaştım.
Açtığımda elleri zincirliydi, yatakta oturuyordu, geldiğimi görünce birden doğruldu.
Agatha: Sizi hangi rüzgar attı buraya?
~"Geçen gördüğüm bir anıdan bahsetmeye geldim, sen de oradaydın Agatha."
Agatha: Demek bu yüzden. Tam olarak ne gördün bilmiyorum ama ben sandığın kişi değilim.
~"Ne demek istiyorsun?!"
Agatha: Neler olduğunu hatırlamıyorum bile. Gözlerimi açtığımda buradaydım bana tanrı rolünü oynadığımı söylediler. Ama ben hiçbir şey hatırlamıyordum, yalvardım onlara böyle biri olmadığını söyledim ama beni dinlemediler ve buraya hapsettiler.
~" Gerçekten hiçbir şey hatırlamıyor musun? "
Agatha: Hayır en son hatırladığım şey savaştı. Peki ya ben sana bir şey yaptım mı? Onlar yaptın dedi ama ben hiçbir şey anlamadım.
~ "Beni öldürmeye çalıştın zehirleyecektin neredeyse beni..."
Agatha: İnanmıyorum küçücük çocuğu mu?!Ben çok özür dilerim Talia lütfen beni affet. "
~ "Rol yapmadığını nereden bileceğim ? "
Agatha: "Rol yapmıyorum yemin ederim. Hatta sana kanıtlayabilirim. "
~ "Kanıtla o zaman!
Agatha: Mektup Talia mektup! Okuduğun mektup var ya onu ben ulaştırdım krala, bunlardan önceydi tahta geçtiği ilk an ona mektubu götürdüm. Sonrasında ne olduğunu hatırlamıyorum, gözümü açtığımda halk efsanelerinde olan "Tanrı Saphiren" rolünü aldığımı gördüm. Ben böyle bir şey asla yapmam. Ben masum bir cadıyım yemin ediyorum. Talia, I.Talia üzerine yemin ederim.
~ "Sana güvenmem çok zor Agatha. "
Agatha: Seni anlıyorum Talia. Peki sana şunu söylesem hikayenin sürekli değiştiğini fark etmişsindir diye düşünüyorum. Çünkü biliyorum ruhun bu dünyaya ait değil.
~"Sen nasıl- ?..."
Agatha: I.Talia ile bunun farkına vardığımızda artık çok geçti.. Bir şey bir varlık sürekli hikayeyi değiştirmeye çalışıyordu. Ne benim ne de Talia'nın gücü buna yetmedi."
~ "Talia lanetten bahsetmişti peki o ne ne tür bir lanet?"
Agatha: Eğer Almora'ya değiştirme büyüsü yapılırsa yapan kişi sonsuza kadar lanetlenir ve bu büyü çok güçlüdür, yapan kişinin kurtulma ihtimali yok denilebilir.
~ "Bu çok korkunç. Bunu kim yapmış ki ?"
Agatha: Almora'nın kurucusu imparator, Almora kendisi o kadar güçlüymüş ki rivayete göre evrenleri yok edip tekrar düzeltmiş.
Ne muazzam bir güç!
Agatha: Tabi bu sadece bir rivayet ki söylenene göre imparator bir kadınmış beyaz lotus büyücüsü deniyormuş.
~ "Hmm... Ben bunu daha önce niye duymadım? "
Agatha: Dediğim gibi her an her şey değişiyor bu Almora'nın değişmeyen hikayesi.
~ "Peki Agatha. Bana çok fazla bilgi verdiğin için sana inanmayı seçiyorum. Ama söyleyeyim burdan seni çıkartmak kolay olmaz. "
Agatha: "İstemiyorum."
~ "Ne!? Neden? "
Agatha: Burası huzurlu, sakin; yemek de bedava. Sence dinlenme zamanım gelmedi mi artık Talia?
~ "Sen nasıl istersen, kendine iyi bak Agatha bir daha görüşemeyebiliriz. "
Agatha: Siz de kendinize iyi bakın.
Odadan çıktım ve inmeye başladım. Aklımda birçok soru vardı. Almora'nın kurucusu hikayeyi değiştiren. Bunlar neydi böyle? Kapıya vardım ve açtım, kapının önünde at arabası beni bekliyordu, bindim ve kraliyete doğru yol aldım. Violet beni bekliyor olmalıydı.
Vardığımda Violet beni bekliyordu koşarak yanına gittim ve sarıldım.
~" Az bir vakit olsa bile seni çok özledim Violet. "
Violet: Ben de sizi özledim leydimmm.
~ "Hadi biraz çay içelim."
Violet: Olur hem de sohbet etmiş oluruz neler olduğunu anlatırsın bana.
Koluna girdim ve bahçeye doğru yürümeye başladık. Kapıya varınca bahçede oturan birinilerini fark ettim. Bu Kayle ve Zeri idi.
Kayle beni gördü ve bir an duraksadı sonra gülümsedi. Zeri de el salladı ve gelmemizi işaret etti. Violet ile birbirimize baktık ve sonra yanlarına gittik.
~ "Burada olduğunuzu bilmiyorduk abi yoksa sizi rahatsız etmezdik. "
Kayle: Hiç rahatsız olmadık Prenses Talia. Beni tanıyorsunuzdur ama ben yine de size kendimi tanıtayım: Ben Darrel Krallığı'ndan veliaht Kraliçe Kayle Maddox. Sizinle tekrardan tanıştığım için mutluyum.
~ "Ben de sizinle tanıştığım için çok mutluyum Kraliçe Kayle. "
Çok sıcak bir şekilde gülümsedi.
Kayle: Çok tatlısınız Prenses Talia ama Prenses Kayle yeterli. Daha kraliçe olmadım.
~ "Peki Prenses Kayle. "
O çok güzeldi resmen bir rönesans tablosuna bakıyor gibiydim.
Zeri: Ben kalkayım artık yapmam gereken işler var siz konuşun. Görüşürüz leydim.
Diyerek Kayle'nin elini öptü. Kayle gülerek kafasını eğdi ve Zeri gitti.
Kayle: Hadi oturun prenses ve leydi Violet. "
Masaya fazladan bir sandalye konuldu ve oturmaya başladık.
Kayle: Buraya alışabildiniz mi Prenses Talia?
~ "Ahh! Evet burası çok güzel ve insanlar yavaştan da olsa bana ısınmaya başladı. Çok mutluyum."
Kayle: Bunu duyduğuma çok sevindim.
~ "Sizden ne haber peki oralar nasıl?"
Kayle: Eğer gelirseniz bir gün sizi gezdirebilirim bayılacağınıza eminim.
~ "Bu harika olur, teşekkürler Kayle. Ay yani Prenses Kayle, üzgünüm. "
Kayle: Hiç sorun değil Prenses Talia. Bana ismimle seslenebilirsin."
~ "O halde sen de bana Talia de. "
Kayle: Seve seve derim.
~ "Zeri seni çok seviyor gibi görünüyor Kayle bayağı da yakışıyorsunuz. "
Kayle gülümsedi.
Kayle: Biz birbirimizi çok uzun zamandır tanıyoruz her zaman yanyana olduk aşk da bizi bağladı.
~ "Anlıyorum bu çok romantik."
Kayle: Hı hı. Onun için her şeyi yaparım.
~ "Bu yüzden mi turnuvada pes edip elenmeyi seçtin?"
Kayle: Evet. Bu Zeri ve senin aranda bir meseleydi ben de ona bu konuda bir şans verdim. Onun seni sevmeyi seçeceğini biliyordum. Kendi kraliyetimde bile korkulan birisiniz ama ben her zaman herkese bir şans veririm ve zaten seni gördüğümde iyi birisi olduğunuzu anladım.
~ "Beni sevmenize sevindim Kayle abla. A- ay pardon Kayle demek istemiştim. "
Kayle: Böyle daha iyi geldi açıkçası. Hehehe!
Yüzüm kızardı.
Dolu dolu sohbet ettik. Kayle bana kendi kraliyetinin öykülerini anlattı, açıkçası orası mükemmel bir yermiş gibi geliyor. Kayle insanları bu hikaye için bir piyon olarak gördüğünü söyledi, ona ima etsem de hikâye derken yaşantısından bahsettiği belliydi. Zeri geldi ve bizimle oturdu iyice yakınlaştık; sonrasında akşam olmuştu, hepimiz dağıldık, Violet ile odama gittik.
~ "Bugün çok güzeldi Violet. Kayle ve Zeri ile iyice yakınlaştım. "
Violet bu durumdan çok memnun duruyordu.
Violet: Sizin adınıza çok mutluyum leydim.
Bugün Violet çok arka planda kaldı bu beni üzdü ama onu üzmüş gibi görünmüyor. Ona sıkıca sarıldım.
~ "Seni seviyorum Violet. Bugün arka planda kalınca çok üzüldüm."
Violet: Yaaaa sizi yerim leydim. Siz ne kadar düşüncelisiniz hiç üzülmedim ben, üzülmeyin.
~ "Peki. Bi dahaki sefer seninle daha çok konuşacağım. "
Violet gülümsedi.
Violet: İyi geceler leydim.
~ "İyi geceler Violet."
Violet çıktı. Ben de yatağıma yattım, acaba Lao bugün ne yaptı. Ahhh! Çok yoruldum en iyisi yatayım. Düşünceler bitti ve derin bir uykuya daldım...