Turnuva günü gelip çattı bu gün her şeyi bir yana koyup kendimi kanıtlamam lazım ve tabi zeri'yi yenmemde lazım.
~"Violet bu gün saçımı kesmeme yardım eder misin? Turnuva'da ihtiyacım olacak."
~?"her ne kadar istemesem de mecburum anlaşılan. "
Violet saçımı kesmeye başladı, saçlarımı kesmem lazım çünkü turnuva alanında zaten büyük ihtimalle kesilecek o yüzden şimdiden tedbir alayım.
~"işte oldu leydim."
~"tahmin ettiğimden daha güzel durdu Violet."
~"siz her şekilde tatlısınız leydim. "
konuşmamızın ardından Violet ile aşşağıya doğru yürümeye başladık abel'i alıp gideceğiz geri kalanı ise sonradan gelecek, öğrendiğime göre hikayenin aksine imparator haricinde krallıklar varmış. bu tuhaf, olduğum hikaye sürekli değişiyor mu yoksa bende mi sıkıntı var anlamadım.
~"Abel hazır mısın? "
Odasının kapısından seslendim.
~"ge-geliyorum"
Abel kapıyı açtı çok güzel ve sade giyinmişti.
~"beyazı çok seviyorsun anlaşılan? "
~"e-evet annemde se-seviyor o yü-yüzden ona benzemek için giydim. "
Anne derken camellia'dan bahsediyor sanırım. onu hiç görmedim aynı zamanda ölümü hiç bilmiyorum.
~"peki o nerede geldiğimden beri hiç görmedim. "
~"an-annem çok yo-yoğun ve aynı za-zamanda senle he-hemen tanışmak is-istemedi. Ama seni se-seviyor bu-bundan emin ol."
~"peki."
Bilemiyorum ya abel e yalan söylemiş yada abel üzülmemi istemiyor. Arabanın yanına yürüdüğümüz de 4 farklı araba vardı.
~"prensesim, 3.Araba sizin, buyrun. "
Liad arabaya binmem için elini uzattı, Arabaya bindiğimde etrafı kontrol etti.
~"gitmeye hazırsınız. "
~"teşekkürler liad. "
~"bu benim için onurdur prensesim. "
Kapıyı kapattı Violet ile yalnız kaldık.
~"çok heyecanlıyım Violet korkuyorumda aynı zamanda. "
~"korkmayın leydim eğer bir şey olursa ben hep burdayım."
~"teşekkür ederim Violet. "
~"kahraman olacağınıza inanıyorum leydim. "
Karşılıklı oturuyorduk Violet in yanına gittim ve ona sarıldım bi dakika abel nerde? Onu unuttum.
~"Violet abel kaldı onu nasıl unuttum. "
biz oturduktan sonra liad ın ona arka arabayı gösterdiğini gördüm
~"leydim korkmayın dün arabalar hazırlanırken yanlarındaydım kendisi annesinin arabasına bindi. "
~"a anlıyorum ama birlikte gideceğiz sanmıştım. "
~"dönüşte söyleriz birlikte gideriz leydim. "
~"umarım."
Kafamı döndürdüğümde çoktan geldiğimizi gördüm, araba görünenden hızlıymış. Araba durdu. Kapıyı tekrar liad açtı tüm Arabalar aynı anda gelmişti artık bu dünya için tuhaf kelimesi az kalıyor.
Zeri jon aynı arabadan indi, jannet ve kral çoktan gelmiş gibi duruyorlar'dı. Abel ve Camellia da arabadan indi. Camellia çok güzel duruyordu abel'inde dediği gibi bembeyaz giyinmiş'ti gözleri abel gibi mas maviydi, saçları neredeyse ayağına kadar'dı. sanki bunca zamana kadar hiç yokmuş gibi iken şimdi karşımda duruyor olması... neyse kafa yormayacağım artık.
Kralın yanına gittiğimizde liad zeri'ile konuşuyordu zeri çok şık ve güçlü duruyordu acaba onu yenebilir miyim ?
~"prensesim, tam zamanında bende prens zeri ile konuşuyordum turnuva hakkında bilmeniz gereken son şeyler."
~"dinliyorum liad."
Yavaşca ailecek yürümeye başladık.
~"öncelikle dikkat edilmesi gereken ve asla çiğnenmeyen 2 kural vardır gerisi yıllar geçtikçe önemsenmez olmuş. 1. İlk turda kimse kimseyi yaralayamaz. 2. 2,3. Turlarda yaralama olabilir ama öldürmek yasaktır."
~"peki ya son tur?"
~"son turda prensesim, kural yoktur yani öldürmek bile serbestir.
~"ne ama nasıl ?! Bu çok korkunç."
~"merak etme Talia pes edersen kimse seni öldürmez.
Damian, arkamızdan gelmişti.
~"Damian abiii."
Gittim ve ona sarıldım.
~"gelemeyeceğini düşünmüştüm."
~"işlerim erken bitti bende hemen buraya geldim."
~"çok mutlu oldum."
~"Talia, senin kazanabileceğine inanıyorum fakat eğer kazanamazsan dediğimi yap ve pes et."
~"teşekkürler abi."
Hepimiz durduk.
~"prenses Talia ve prens zeri siz benimle gelin lütfen geri kalanlar ise baş hizmetçi ile gidecek."
~"görüşürüz Violet, ve diğer herkes."
~"size inanıyoruz!."
El salladım. Yürümeye başladık. Liad çok sessizdi zeri ise böbürlenerek yürüyordu.
~"intikam almama çok az kaldı."
Ona doğru döndüm.
~"iyi olan kazansın abi."
Gülerek önüne döndü.
Ana arenaya vardığımızda biz hariç 10 kişi vardı.
~"ilk tur en basiti'dir karşıdaki 6 saatten birini kapıp 2.turdaki ölüm geçidini geçmeniz lazım.
3.turda ise sizi bekleyen uçuçları alıp bu arenaya geri dönmeniz gerek buraya geldikten sonra final yani dövüş turu başlayacak. Dediğim gibi bu son turda her şey serbest. Şimdi yerlerinize geçin ikinize de iyi şanslar."
Liad gitti zeri'ile yerlerimize geçtik.
~"bir dakika liad, bize 6 saatten biri dedi yani ilk turdan 6 kişi elenecek mi."
Zeri bana doğru döndü.
~"tabiki ona kalırsa uçuçlar ise 5 tane."
Bu zor olacak ama başaracağım.
•••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••
~"Bayanlar ve baylar, krallar ve kraliçeler, bugün burda tam 3 yılın ardından tekrar Almora turnuvası için toplanıyoruz gelen herkes'e iyi eğlenceler dilerim. Öncellikle 7 diyarın imparatoru Aurelian Stella Regia selamlarımı sunarak onun için katılan varisleri tanıtarak yavaşça başlayalım işte karşınızda :
prenses Talia Stella Regia ve prens Zeri Stella Regia
Bir sonraki krallık olan
Alarus krallığından prensler Will ve William Corde,
Enbyd krallığından prenses lila ve prens Luz Alexander Bert,
Darrel krallığından prensesler Deph ve Kayle Maddox ,
Milani krallığından prens Nigel ve prenses Laura
Son olarak Almora krallığının en büyük soyluları olan Ellery hanesinden lordlar Lin ve Arthur."
Vay be hiç bitmeyecek sandım. Milani krallığı, bir yerden tanıdık geliyor ? Ellery, ise büyük ihtimalle Liad'ın hanesi bu kadar insanın çoğu ilk tur elenecek olması tuhaf.
Zeri'ye doğru dönünce onun prenses Kayle'ye baktığını fark ettim prenses kayle, ilk defa görsem'de asilliğini hissettim. acaba aralarında ne gibi bir bağ var ?
~"yarışmacılar hazırsa artık başlayalım."
Derin bir nefes aldım ve hızlıca koşmak için yaşça enerjimi ayaklarıma yönlendirdim.
~"3... 2... 1... VE BAŞLAYIN!"
koşmaya başladım zeri birden kanatlarını açarak Kayle'nin elini tuttu ve onunda saatlerin yanına vardı. Güçlerimi yoğunlaştırdım ve saatlerin yanına vardım dokunur dokunmaz beni ölüm geçidine attı koşmaya başladım ilk turlar kolay gibi duruyordu ama yanılmışım burası gittikçe karanlık olmaya başlamıştı, etrafımdan aynı sarı yolda yaşadıklarım gibi korkunç siluetler geçiyor du. Ama onlar kadar etkili değillerdi. Arkama baktığımda çoktan herkes gelmiş'ti.
~"Maalesef Enbyd Krallığından prens Luz Elendi, Darrel krallığından prenses Deph, Milani krallığından Prenses Laura, Alarus krallığından prens William ve son olarak Ellery hanesinden lord Arthur elendi. Geri bakalım geri kalanlar dayanabilecek mi ?"
Azda olsa zeriyi görebiliyordum yanında kayle ile mücadele ediyordu hızlı adımlarla ilerledim sarı yolda yaşadıklarımdan sonra burası korkunç gelmiyor.
Arkamdan birinin çığlıklarını duydum. bu kadar korkunç olduğunu düşünmüyordum.
~"kahretsin!"
Ses çok yakından geliyor'du. Arkama baktığımda hızla gelen prens Nigel i gördüm dikkatim dağıldığı için birden yere çakıldım kıpırdayamıyordum.
~"of gerçekten mi!"
Geri kalan herkes beni geçecek resmen! ikinci turdan kaybedemem. Kıpırdamaya çalışırken yanıma biri geldi.
~"prenses Talia?"
Ona doğru döndüm lord lin'di.
~"lord lin burda ne işiniz var hemen turnuvayı bitirmeniz lazım."
~"sizi kurtarmam lazım."
~"iyide neden? Beni kurtarmanız ne işinize yarayacak?"
~"çok vaktimiz kalmadı o yüzden kısaca söylemek gerekirse kazanmaya ihtiyacım yok prensesim, ben sizin geçmenizi sağlayacağım o kadar."
~"sen ciddi olamazsın!"
Ellerini gölgelere indirdi ve birden kıpırdamaya başladım. Hızlı adımlarla yürümeye başladık.
~"bunun için teşekkür ederim Lin, ne yapsam az gelir."
~"bir karşılığa ihtiyacım yok Prenses, iyi olmanız benim için yeter, unutmadan söylemeliyim yere düşerseniz bu yer enerjinizi emer o yüzden çıkamadınız.
~"bu çok çılgınca."
Lin bana ufak bir gülücük yaptı, o çok nazik biriydi.
Uçuç'un yanına vardığımızda Lin birden geride durdu.
~"hala neden bana yardım ettiğini anlamıyorum Lin ilk defa görüşüyoruz."
~"bunu sonra konuşuruz Prensesim lütfen Uçuç'a binin ve kazanmaya bir adım daha yaklaşın size inanıyorum."
Uçuç'a bindim cadı süpürgesine benziyordu ardından lin'e bakarak:
"Teşekkürler Lin bunu hiçbir zaman unutmayacağım."
Dedim. hızlıca gitmeye başladım uçuç sürmek çok zor ve korkunçtu birden ses yankılandı.
~"2.tur da lord Lin elenmiş durumda 3.tur Uçuç geçişinde artık saldırı yapmak serbesttir ama sakın öldürücü bir hareket yapmayın yoksa elenirsiniz."
Zeri ve Kayle yan yana hiçbir sorun olmadan gidiyorlardı hemen arkalarında Nigel ve ondan sonra ise lila vardı. Nigel birden arkasına döndü yüzünde pis bir gülümseme vardı sağ elini uzattı ve lilaya doğru rüzgar topu fırlattı bu kardeşlerim ve violet haricinde ilk defa büyü kullanan birini görüşümdü.
Lila hızlıca yere düşmeye başladı Nigel ise arkasını dönüp devam etti.
Ne yapmam lazımdı. Yardım etmelim ama kazanmasına izin veremem güçlerimi kullandım ve onu yavaşlattım artık düşerken yaralanmaz derin bir nefes alarak hızlıca geri sürmeye başladım.
turnuva sahasına geri dönmüştüm herkes yerlerindeydi bende yerime geçtim.
~"Uçuç turunda sadece Prenses lila elendi. bu turda sadece bir kişi kazanacak. Herkes hazırsa yeni turda ilk yarışanları açıklayalım."
•••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••
~"ilk savaşacak kişiler: Prens Nigel ve prenses Talia. Sonrasında ise prenses Kayle ve prens Zeri Savaşıcak bakalım sonuç ne olacak."
Tüm alan boşaltıldı kayle ve zeri kralın yanında beklemeye gitmişlerdi. Alanda sadece ben ve Nigel vardı.
~"Seninle savaşmak benim için büyük bir zevk olacak Talia kazansam da kaybetsem de."
Oda bana Zeri gibi nefret kusuyordu gözlerinde bir an bile merhamet işareti yoktu, neden bu kadar nefret ettiğini anlamıyorum.
~"Hazırsanız BAŞLAYIN!"
Nigel hızlıca saldırı yapmaya başladı bende kendimi korumaya çalıştım hiç düşünmeden kılıç savuruyordu resmen onu geriye ittirdim.
~"sana bir gerçeği söylememi ister misin ?. canavar prenses."
~"hımm neymiş o?"
~"bu turnuva sence niye bu kadar basit hiç düşündün mü?"
Birbirimizle savaşırken aynı zamanda konuşuyorduk.
~"hayır nedenmiş ?"
~"çünkü bu yıl sen katıldın da ondan."
Her ne kadar hızlı da olsa bana hiç hasar vermiyordu sanki sadece konuşmak için oyalanıyor gibiydi.
~"lafı geveleme de anlat artık!"
~"her 3 yılda bir turnuva tam tamına 6 gün sürer her tur birbirinden zor ve rekabetlidir, bu yılki turnuva sırf senin için hazırlanmış bir zırva Talia. Herkes uyarıldı böylece değiştiğini hiç anlamadın."
Dikkatim anlık dağılınca Nigel elimi kesti, kılıcı diger elime geçirdim ve enerji yükleyerek Nigel'e fırlattım, Nigel duvara çarptı ve yere yığıldı kafasını kaldırdığında güldüğünü gördüm.
"Herkes senden o kadar korkuyordu ki kimse turnuvayı geçmek için çabalamadı elenecek kişi sayısını çoğalttı, aşşağıya düşmek için prenses Lila benle anlaştı."
Nigel ayağa kalktı ve elini havaya kaldırdı.
~"PES EDİYORUM!"
ne sırf bana bunları söylemek için mi uğraştı. Şaşkın gözlerle baktım.
~"bunu beklemiyordun değilmi ?"
~"Prens Nigel bu turda pes etti Prenses Talia, sonraki maça hak kazandı!"
Yukarı çıkarken kafam çok karışıktı neden babam beni turnuvayı değiştirmek yerine neden beni turnuvadan es geçmedi ? Aklım çok karıştı ne diyeceğimi bilmiyorum neyse Kayle ve Zerinin savaşını izlemek istiyorum.
Kayle ve zeri karşı karşıya geçmişlerdi.
~"hazırsanız savaşa BAŞLAYIN!"
Komut verilse de ikisi de kıpırdamadı.
°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°
~"savaşacak mıyız?"
Dedi Kayle, Zeri ise başını salladı.
~"asla Kayle sana asla zarar vermem."
~"bunu diyeceğini biliyordum Zeri bende asla sana zarar vermem."
Kayle elini kaldırdı tüm izleyiciler şaşkın kaldılar.
~"PES EDİYORUM."
Kayle zeri'ye dönerek:
~"umarım doğru olanı yaparsın zeri."
Dedi ve alandan gitti. Zeri duraksamıştı Kayle'nin ani kararını hiç beklemiyor du.
°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°
~"Bayanlar ve baylar işte geldik son tura. Aynı krallıktan olan Prens Zeri ve Prenses Talia bu turda karşı karşıya olacak iyi olan kazansın!"
Alana geldiğimde Zeri, bana bakıyordu artık isteği karşısındaydı nede olsa benden intikam almak istiyordu.
~"bu gün kardeşim bu iş burda bitecek!"
~"bundan eminim Abi."
Saldırı pozisyonuna geçtik.
~"hazırsanız BAŞLAYIN!!"
Zeri tüm gücüyle bana saldırıyor du kılıcı ile hızı birleşince üstesinden gelmek çok zordu artık güçlerimi tam olarak kullanabilirim.
Aynı Nigel'e yaptığım gibi güçlerimi kılıcıma geçirdim ışıl ışıl parlıyordu zeri etrafımda hızlıca dönmeye başladı onu göremiyordum. Birden arkamda olduğunu hissettim ve döndüm kılıcımı önüme kalkan yaptım fakat Zeri kılıcı ile o kadar güçlü bir hamle vurdu ki Kılıç'ım elimde parçalandı kollarım kan içinde kalmıştı. Tek çare güçlerimi ellerim ile kullanmak tı ona karşı kullanabileceğim en iyi gücüm ateş toplarıydı daha önce hiç denememiştim fakat yapabiliyordum. Ona karşı pes etmediğimi gören Zeri havaya uçtu ve kanatlarını açtı kanatlarındaki tüyler adeta kılıç gibi sivriydiler ellerimi birleştirerek yüzümü korumaya çalıştım. Ama işe yaramıyordu binlerce tüy kollarımı deşmeye başlamıştı. Zorda olsa odaklanarak kollarımda tüm gücümü topladım ve patlattım. Zeri yere indi ben ise pes etmeye karar verdim ve sağ elimi kaldırdım ama aniden birşey elimi tuttu ve yere çekti sonrasında sol elimi de yere çekti baktığımda gölgemsi olduğunu fark ettim. Ne yaparsam yapayım kırdayamıyordum. Zeri bana yaklaştı.
~"lütfen abi bırakta pes edeyim. Lütfen!"
~"buna kolay kolay izin vereceğimi mi sandın ha. Bugün için tüm riskleri kabul ettim Ben!"
Gerçekten beni öldürecek mi korkuyorum.
~"ne ağlamaya mı başladın bunu senden beklemezdim Talia."
Elinde siyah bir bıçak olduğunu fark ettim bu sahne bana çok tanıdık geliyor du- Misty, ne yaptıysa Zeri'de bana onu yapacaktı Olamaz!
~"Vio-"
~"kes sesini ve ÖL!"
Zeri bıçağı karnıma sapladı canım çok acıyordu. Göz yaşlarım yüzümü sırıl sıklam etmişti yere düştüm, bilincimin kaybolduğunu fark ettim ama aynı zamanda acı hissetmiyordum olamaz yoksa tekrar mı oluyor OLAMAZ!
°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°
yer birden sarsılmaya başladı Talia'nın olduğu yerden karanlık her yeri kaplamaya başladı herkes Çığlık çığlıyaydı. Kral yerinden kalktı ve alana zıpladı. Talia ise olduğu yerden havaya kalktı gözleri simsiyah'dı etrafından siyah şimşekler çıkıyordu birden zaman durmuştu Zeri haricinde herkes kıpırdamıyor du Talia da dahil sonrasında Zeri şaşkınlıkla arkasını döndü onun gibi donmayan biri daha vardı.
~" Violet bu buda neyin nesi?"
~"yaptığın hatanın farkında mısın?"
Violet Zerinin yanında durdu.
~"ben sadece annemin intikamını alıyordum onun birden kontrolden Çıkacağını düşünmemiştim."
~"elindeki bıçak kara büyüden oluşuyor öyle değil mi?"
~"evet öyle."
~"Talia'nın kara büyüye zafı olduğunu bilmiyor musun."
~"hayır ben ben gerçekten bunu bilmiyordum."
~"anlaşılan kral sana Annenin neden öldüğünü tam anlatmamış sende bu yüzden tüm kinini Talia ya biriktirmişsin."
~"annem Talia'nın delirmesi sonucunda ölmedi mi neden bana yalan söylesin ?"
~"bugün yaptığın aynı şeyi annen yıllar önce Talia ya yapmıştı onu kara büyü olan bıçak ile öldürmeye çalışmıştı sonucunda ise Talia delirelek onu kazığa fırlatmıştı, ama yinede annen tam olarak ölmemişti. Kral onun kara büyü kullandığını duyunca güçlerini kendine çekerek öldürmüş tü."
~"bu imkansız olanlar annem yüzünden olmuş olamaz o öyle biri değildi her zaman neşeli güler yüzlüydü o çocuklarını her daim seveceğini söylerdi bu nasıl olabilir."
~"kabul etmesi zor seni anlayabiliyorum zeri ama lütfen anla Talia asla bilerek yapmadı bunu."
Violetelini ellerini zerinin anlına uzattı ve o anı gösterdi Talia'nın misty için ağlayışını gören Zeri dayanamadı ve yere çoktü.
~"bunu nasıl yapabildim Nasıl bu kadar cani olabildim! Ben iğrenç birisiyim 12 yaşındaki bı çocuktan intikam almaya çalıştım."
Zeri ağlamaya başladı yaptıklarını fark ettiğinde kendisi bile kaldıramadı.
~"hala bunu düzelte biliriz Zeri."
Zeri Violete baktı yüzü perişan bir haldeydi.
~"nasıl bayan Violet elimden geleni yaparım yemin ederim."
~"Maskemi artık ona devredeceğim ardından bunlar olmadan ki zamana geri döndüreceğim, yıkımın vakti şimdi değil."
Violet Talia'nın karşısına geçti onu tutup yere indirdi sonrasında üstündeki büyüyü çözdü.
Talia kendine gelmişti.
°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°
Gözlerimi açtığımda Violeti gördüm Zeri ve Violet haricinde hiçbir şey kıpırdamıyor du.
°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°
~"Violet neler oluyor ?"
~"leydim merak etmeyin her şey düzelecek."
~"yine beni kurtarıyorsun Violet her zamanki gibi."
~"tabikide leydim bunun için burdayım."
Talia ağlamaya başladı.
~"peki ama neden bıkmadın mı benden!
Her seferinde kaos getiriyorum Violet ben canavarım!"
~"Güzelliğin hiçbir zaman beni korkutmadı. Leydim."
Violet maskesini tuttu ve çıkarttı Talia ilk defa görüyordu yüzünü o kadar nazik görünüyor du ki adeta bir peri gibiydi.
~"Violet bunun anlamı-"
~"bundan sonra Tavşan maskesinin taşıyıcısı sizsiniz leydim."
Violet maskeyi Talia ya taktı ve birden maske değişerek Talia'ya göre oldu Talia tekrar havaya uçmuştu dönüşmeye başladı saçları up uzundu, rengi mora dönmüştü, gözleri ışıl ışıldı.
°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°°
~"bu çok güzel Violet."
~"bundan sonra siz mor tavşansınız leydim."
Buna inanamıyordum yaralarımdan eser kalmamıştı üstüne birde değişmiştim.
~"istediğiniz her an normal halinize dönebilirsiniz leydim."
~"Violet sen harikasın!"
Sım sıkı sarıldım Violet'e
~"hadi artık her şeyi düzeltelim, zamanı geri aldığımda kimse bir şey fark edemeyecek."
Violet elini kaldırdı ve geriye zıpladı o yerine otururken her şey onla birlikte geriye döndü. Ve zaman tekrar düzeldi.
~"hala savaşacak mısın abi?"
Zeri yüzünü kaldırdığında çok ağladığını fark ettim pişman olacağını düşünmemiştim.
~"Pes ediyorum."
~"bir dakika ne?"
Zeri elini kaldırdı.
~"PES EDİYORUM."
inanmıyorum sanırım kafasına taş düştü. Birden herkes ayaklandı ve alkışlamaya başladı.
~"ARTIK Bİ GALİBİMİZ VAR. PRENSES TALİA SON TURU KAZANARAK MADALYONU HAK ETTİ!'
Kral ve hizmetçileri alana geldi yanlarına gittiğimde madalyonu kral taktı. Bana gülümsedi ve gitti, zeriye baktığımda onu çok üzgün gördüm ama bir şey demedim,
günün geri kalanında ise kraliyet'e geri gittik ardından Violet, ile güzel bir yemek yiyerek yatağa geçtim bir gün içinde çok fazla şey yaşadım hedefime Biraz daha yaklaşmıştım, Artık rahatça uyuyabilirim.