Herkes gittikten sonra saatin oldukça geç olduğunu fark ettim ama uyumak aklımın ucundan bile geçmiyordu. Uzun zamandır kendimi böylesine huzurlu hissetmemiştim. Günlerdir içimi kemiren kaygı, yerini garip bir dinginliğe bırakmıştı. Sultan Ana'nın sıcacık gülüşü, bana uzanan elleri ve aşiretimin gözlerindeki güven, içimdeki boşluğu doldurmuştu. Kadın olmama rağmen onların güvenini kazanmış olmak, içimde bir gurur dalgası yarattı. Cihan ne kadar ağa olsa da, aşiret bana daha bağlıydı, bunu hissediyordum. Belki de bu, annemle babamın hatırasının üzerimdeki ağırlığından kaynaklanıyordu. Onların izlerini aşirette, toprakta ve insanların kalplerinde hissetmek, kaybettiğim her şeyi bir anlığına geri kazandırıyormuş gibi geldi. Devran abiyle de kısa bir konuşmamız olmuştu. Eskiden şen şakrak

