Ertesi sabah kahvaltı yaparken Levent içtiği çayı püskürtmemek için kendiyle savaş veriyor, bense bildiğin geberiyordum. Ekmek boğazımda kaldı be... "Efe, çok pardon da öküz müsün abicim? Lan böyle damdan düşer gibi söylenir mi? Ölüyordum." "Merak etme Durucum bana da aynısını yaptı." deyip Efe'ye ters bakışlar atan Çağla'ya bakakaldım. "Nasıl yani?" "Tam yatarken, annenlere söyle de seni istemeye gelelim dedi." Öküz! Aynı ben... Levent "Hım. Değişik bir teklif olmuş işte ne güzel." deyip durumu kurtarmaya çalışınca bastım kahkahayı. Ne değişik ama? Efe, "Çok orijinalimdir oğlum ben." deyince Çağla'da da artık sinir falan kalmamış, hepimiz kahkaha atmaya başlamıştık. Kahkahalarımı bastırmayı başarınca Çağla'yla annesini aramak için nefes egzersizleri yapmaya başlamıştık. Tamam, a

