Alparslan'ın büyüleyici bakışları yol boyunca üstümdeydi. Benim ise zihnim saçımdaki tokalarla doluydu. Daha önce hiç böyle hissetmemiştim. Onunla yaşadıklarımızı hatırladıkça içim düğümleniyordu. Dudaklarım anlamsız bir şekilde iki yana kıvrılmak için hareketeniyordu. Bana değer veriyordu. Önce beni uçurumdan atıyor, ardından arkamdan atlayıp beni göğsüne çekiyordu. Zemine çakılmaktan kurtarıyordu. Aracımız, A.A.C şirketinin önünde durduğunda birlikte el ele araçtan inmiş, şirketin en üst katına ilerlemiştik. Asansör sonunda durduğunda etrafımızı saran korumalar eşliğinde şirket binasının çatısına çıktık. Helikopter piste inmiş, pervaneleri çalışır bir vaziyette bizi bekliyordu. Hava neredeyse kararmak üzereydi. Akşam güneşinin vurduğu yanık tenli adama baktım. Etrafa sert bakışlar atara

