Derin bir oh çekmeme izin vermeden bileğimden tutarak beni kendisiyle birlikte çekiştirdiğinde otel odasına girdik. Kapıyı arkamızda kapatarak homurdandı. "Bana hiçbir şey yapmadığın halin bu mu cidden? Kızım tek lafınla onu öldürmedim. Yoksa yemin ederim sana bakan o gözlerini kurşuna dizerdim!" Sinirle odada dönüp durdu. Sakinleşmesi için ona hiçbir şekilde müdahele etmedim. "O gözleri oymalıydım! İbretlik olmalıydı!" Bu çok saçmaydı. Abartıyordu. Hiçbir şey silahla çözülmüyordu. Ama bu adamlar o kadar kalpsiz ve gaddardı ki, ölümden başka hiçbir şeyi düşünemez olmuşlardı. "Bana baktığı için onu öldürdün. Peki ya sonra Alparslan, bir ailesi vardır belki. Bir karısı, ya da çocuğu. Onlara yazık olmayacaklar mıydı?" "Karısı varsa karısına baksın o zaman! Sana o gözle hiçkimse bakamaz

