Salonun kapısı açılmadan önce ikimiz aynı anda durduk. Hamza bana bakmadan Alparslan'ın yanında durduğunda bir sorun varmış gibi Alparslan'ın kulağına bir şeyler söyleyerek geri çekildi. "Yarım saat sonra bir haber almazsan ekibi hazırla." Hamza anında kafasıyla onaylayarak geldiği yöne doğru gitti. Sanırım Sancar ile Yusuf Ali'nin yokluğunu anlamışlardı. Hiçbir şeyden haberim yokmuş gibi davranmayı sürdürdüm. Bütün hislerim birbirine dolanmıştı. Kapı açıldı, Alparslan kulağıma bir şeyer mırıldandı. Zihnim uyuşmuş gibiydi. Bize dönen bakışlar, farklı yüzler mideme yumruk geçirir gibi oldu. Alparslan'ın kolunu o kadar sıkıyordum ki beni tutmasa her an düşebilirdim. Hislerimi çözmekte güçlük çekiyordum. Avuç içlerim terliyor, içimde kopan fırtınaya inat bakışlarımı sabit tutmaya çalışıyord

