Hayal'in ardından bahçede öylece kalakalan Yaman, onun son sözlerinin ağırlığı altında eziliyordu. "Elif, oyunu kendi kurallarına göre oynamaya karar verdi." Bu cümle, kafasında bir yıldırım gibi çakmış, zihninde yeni ve ürpertici kapılar aralamıştı. O ana kadar Elif'i, babasının ve Mirza Amca'nın piyonu, iradesi dışında sürüklenen bir kurban olarak görmeye meyilliydi. Ama ya öyle değilse? Ya o, bu satranç tahtasında bir piyon değil de, kendi hamlelerini yapabilen bir kale kadar güçlüyse? Bu düşünce, Yaman'ın içindeki tüm planları altüst etmeye yetmişti. Hayal'e koşup her şeyi anlatma, bu işten çekilme dürtüsüyle odasına çıktı. Ama koridorda Mirza Amca'ya rastladı. Amcası, ona o bildik, derin ve hesapçı bakışlarıyla baktı. "Yaman," dedi sakin ama baskın bir sesle. "Elif Hanım'dan etkilen

