Arabanın içindeki buz gibi sessizlik, Yaman'ın gönderdiği iki kelimelik mesajın yarattığı sıcaklığı bile eritememişti. "Geliyorum. Bekle beni." Bu sözler, onun için bir yaşam kemeri, bir sığınak vaadi gibiydi. Yanında, koltukta dimdik oturan Mirza Amca'nın varlığı ise, bu sığınağa ulaşmadan önce geçmek zorunda olduğu bir bataklıktı. Mirza Amca, yol boyunca tek kelime etmemişti. O bildik, derin ve analiz eden bakışlarıyla önünü izliyor, ama Yaman'ın her nefes alışverışında, her küçük hareketinde ne kadar gergin olduğunu hissediyordu. Araba konağın önünde durduğunda, kapıyı açmadan önce sonunda konuştu. Sesi, gece sessizliğini yırtan keskin bir bıçak gibiydi: "Çalışma odasında bir şeyler ters gitti, Yaman. Elif Hanım'ın yüzünden okudum. Biraz... hayal kırıklığına uğramış görünüyordu." Ya

