Yaman, Elif'in köşkünden ayrılır ayrılmaz, geceyi yaran farlarıyla şehirde hızla ilerledi. Zihninde bir fırtına kopuyordu; Orhan'ın tehditkâr gölgesi, Elif'in tedirgin bakışları ve hepsinden önemlisi, Mirza Amca'nın o "piyon" kelimesi... Artık kaçamaklara, yarı gerçeklere, gizli planlara yer yoktu. Kendisini ateş hattının tam ortasında bulmuştu ve hayatta kalmanın tek yolu, tüm kartları masaya açık oynamaktan geçiyordu. Bu, bir hesap sorma değil, bir varoluş mücadelesiydi. Mirza Amca'nın ofis binası, gecenin sessizliğinde devasa bir siluet gibi yükseliyordu. Sadece onun katının ışıkları yanıyordu. Özel asansörle yukarı çıkarken, kalbi göğsünde gümbürdüyordu. Koridordaki ağır halılar sesini yutarken, amcasının çalışma odasının kapısına vardı. İçeriden hızlı adımlar duyuluyordu. Çekinmeden

