Hayal'in cevabı, Yaman'ın evinin kapısını açtığı anda telefonunda belirdi. Sadece iki kelimeydi: "Konum siliniyor." Bu, buluşamayacakları anlamına geliyordu. Hayal de hissediyordu; gözle görülmeyen ağlar daralıyordu. Yaman, ceketini fırlatıp atarak salona yürüdü. Hüseyin Bey'in malikanesindeki her an, zihninde bir şimşek gibi çakıyordu. Orhan'ın o son, buz gibi gülümsemesi... O bir şey biliyordu. Ya da en azından, çok güçlü bir şüphesi vardı. Masanın üzerinde, Mirza Amca'nın ona verdiği antika satranç takımı duruyordu. Siyah bir Kale'yi alıp avucunun içinde sıktı. Taşın soğukluğu, onu şimdiki ana bağlıyordu. Yaptığı hamle doğru muydu? Hüseyin Bey'i ve Elif'i ikna etmiş görünüyorlardı. Ama Orhan... Orhan, tahtanın diğer tarafında, görünmez bir stratejiyle hamlelerini bekliyordu. Telefon

