Ömer ile her şeye rağmen güzel bir hafta sonu geçirmiştik, annesi ve babası beni sevmiş, onun yanında olduğum için çokta mutluydular. Ben sadece yorgundum, bedenen olmasa bile ruhen o kadar yorulmuştum ki, sanırım bu saatten sonra çoğu şey değişmeyecekti. Ömer kararlıydı, ben ise güçsüz. Dicle ile görüşmüştüm. Onunla küs olmama rağmen Ömer için onunla barışmayı bile seçmiştim. Aklıma hiç bir şey gelmezken Mardin il sınırlarına çoktan girmiştik bile. Hava alanından çıktığımızda bizi almaya gelen Eyüp ağabeyim olurken, Ömer'e bakışlarından anlamıştım. Biliyordu. Ömer ise, normaldi şu ana kadar. Bazen sadece bazı anlarda bir yere tutunup derin derin nefesler alıyordu. O anlarda ben nefesimi tutup acıyla yutkunmaktan başka çaremin olmadığı için kendime kızıyordum. Kendime kızıyordum sadece

