Mert Ali’nin bakışları önce çantaya, sonra yeniden Aslı’nın gözlerine kaydı. Genç adamın yüzünde anlamlandıramadığı bir gerilim oluştu, ne düşüneceğini bilemiyordu karmakarışıktı, hem sevinç hem de kontrol edemediği bir endişe vardı içinde. “Aslı… bu da ne?” Kız suçlu bir çocuk edasıyla dudaklarının kenarını ısırdı. İçinde biriken duygular boğazında düğümlendi. “Ben… sana geldim,” diyebildi sadece. Sesi neredeyse fısıltı gibiydi. Mert Ali tam karşısında duruyordu ama ona ulaşmak, adeta uçurumdan atlamak gibi geliyordu Aslı’ya. Bir adım geri çekilmek ile bütün cesaretini toplayıp ileri doğru yürümek arasında sıkışmıştı. Arafta kalmış gibi… Gözlerini kaçırdı, yere baktı. “Geldim çünkü… kalacak yerim yok artık.” Bu cümleyi söylerken hem utanıyor hem de titriyordu. Ailesinin onu bu noktay

