KAÇIŞ-2/ "Sokaklar"

246 Kelimeler
Kaçış - 2 / 7. Bölüm Hemen yan tarafımdaki sürücü koltuğunda oturmuş olan adamın bütün duruşundan ciddiyet akıyordu. Hatta öyle ki içimde ayaklanmış "Ne olacak şimdi?" endişesini onun çehresine bakarak dindirebiliyordum. Bu ciddiyet bana güven veriyordu. Kaşları çatıktı. Ve yolu takip eden gözlerinde en ufak bir tereddüt yoktu. Üzerine giydiği beyaz elbise bile o kadar ona ait olmuştu ki, bu adamın üzerine giydiği hiçbir şey sırıtmıyordu. İstediği milletten olabilme kabiliyeti vardı sanki. Ya da ben onu kendi içimde o kadar kıymetli bir noktaya koymuştum ki, o her ne yaparsa yapsın benim için absürt, manasız ve tuhaf olmuyordu. O kavruk teninin altında yatan ruhu, dünyanın her hali ile kuşanmıştı sanki. Ölüm için hazırlanan bir dünya... Ona olan bakışlarımın biraz daha uzamasına fırsat vermeden yeniden gözlerim önümüzde uzayan yoldaydı. Dar ve iki tarafı yeşillerle donatılmış bir yoldaydık. Beş parmak dağlarından aşağı doğru inerken en kıymettar manzaramız Akdeniz' di. Ara ara kaybolsa bile asla tamamen yok olmuyordu. Griliğe yakın bir mavilikle hep karşımızdaydı. Ve begonviller... Buraya en çok yakışan çiçeklerdi. Fuşya renk o kadar yeşilliğin arasında o kadar güzel görünüyordu ki, ilk kez bir rengin yeşilin önüne geçebileceğini görüyordum. İnce ve narin halleri ile dökülmeye çok müsait olsalar dahi, en az erken doğmuş bir bebeğin hayata tutunması kadar güçlüydüler. Onları yıkabilecek her türlü ayaza dayanabileceğini buradan görebiliyordum. Benim aksime... Bizim sessizliğimiz, yolun ince uzun kavislerinin arasına takılıp uzadı, uzadı ve uzadı.... * * * * * * * * * * * * Selamun Aleykum. Selam Ve Dua ile...
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE