17. Part 2

2759 Kelimeler

Engin’in sözleriyle olduğum yerde kaldım. "Bir şey varmıymış?" Diye sordum zorlana zorlana. İkisine de bir şey olsun istemiyordum ama Agah olan tarafı daha ağır basıyordu. "Burnu kırılmış dedim ya kızım." Dedi dik dik. O kadar sinirliydi ki. Sanırım benide suçlu görüyordu ve banada öfkeliydi. "Agah? O nasıl, nerede?" Diye sordum ağlamaklı bakışlarla. Agah’ın iyi olduğunu duymaya ihtiyacım vardı. "Agah da bir şey yokmuş ya. Götürmüş Süleyman onu. Nerede bilmiyorum." Tatmin olmak yerine daha da meraklanmıştım. Gitmeyi teklif etmeyecektim. Agah orada olsaydı beni tutamazdı ama Agah yoksa gitmemin bir anlamı yoktu. Kapıdan çıkarken "Engin" diye seslendim. Baktı bana doğru. Ben bir şey demeden "tamam haber veririm." Dedi. Sızlayan ayağımla oturmakta zorlandım. Tek tarafıma yüklenmeye çalış

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE