Histerik Kişilik Bozukluğu

1028 Kelimeler
Gözlerimi araladığımda sıcak bir duş alıp takım elbise giydim ve saçlarımı düzleştirip önlerini kulağımın arkasında tutturdum. Dumanlı göz makyajı yapıp parlatıcı sürerken Mayıs da uyanıp hazırlanmaya başlamıştı. Toplantı için büyük salona gittiğimizde Mayıs, Sarp ve ben sürekli kıkırdıyorduk. Harika bir ekip olmuştuk doğrusu. Kuzey, içeriye girdiği anda beni süzmüştü. "Günaydınlar bugün yoğunum, hızlı bir toplantı alalım." Lila projeksiyona sunumunu yansıtırken, desenli dikkat çeken çiçekli elbisesiyle kıkırdayarak ekranın başına geçti. "En eşsiz konsepti bulduğumu düşünüyorum. Kanyon gibi bir çocuk bahçesi yapabiliriz. Hem yetişkinler çocukluğuna döner hem de çocuklar eğlenir." Elmas Hanım'ın fikriydi bu. Tam projeksiyona hazırladığım sunumu yansıtacaktım Lila sayfasını değiştirdi ve bize döndü. "Bu proje için ilham aldığım çocuğu koymak istedim. Kendisi içimde derin bir yaradır. Bu benim küçüklüğüm, daha o zamanlarda büyük hayaller kurmaya başlamıştım, bakın." Videosunu oynatmaya başladı. "Ben tasarım yapmak ve arkadaşlarımınki gibi apartmanlı evde yaşamak istiyorum. Pembe renk salıncakta sallanmak istiyorum. Annemle bana kıyafetler tasarlıyoruz. Ablamın kıayfetlerini kesip küçültüyoruz. İleride herkese kıyafet yapmak istiyorum." Mayıs ve Sarp 'hadisene' der gibi bakarken izlediğim videoyla dudaklarımı büzdüm. Yapmayacaktım. Onu yensem bile bu şekilde sabotajla olmayacaktı. Videodaki kız çocuğu hiç değeilse hayalini yaşıyordu. Kafamı olumsuz anlamda sallarken Kuzey'in bakışları üçümüz arasında gezmişti. Salondaki herkes Lila'yı tebrik ederken sıra bana gelmişti. İçimde o kıza bu kötülüğü yapmamış olmanın rahatlığı vardı. "Dekorasyon projeleri çok iyi gittiğinden bir yenilik yapma kararı aldım. Benim de bizzat başında duracağım, misafirler için özel turlar hazırladık. Bir seyahat maksimum aktivite taşıyacak. Bu proje çok kısa sürede yayılacaktır." Kuzey beğenmiş gibiydi. Ayağa kalktı. "Turizm projesine bugün başlanacak. Lila'nın projesi askıda. Profesyonelliğe yakışmıyor bu kadar duygusallık." O, kalkıp salondan giderken herkesten şaşkınlık nidaları yükselmişti çünkü projeden çok etkilenmişlerdi. Telefonumuz titrediğinde hızlıca baktık. Kuzey bize yazmıştı. ODAMA GELİN. Üçümüz de çıkıp odasına gittiğimizde oldukça sinirli görünüyordu. "Siz üçünüz ne karıştırıyorsunuz?" "Hiçbir şey, iş yapıyoruz," dediğimde karşımıza geldi. "Benden gizli bir şeyler dönüyor." Mayıs hemen atladı. "Lila çalıntı projeler yapıyor." Kuzey kaşlarını çattı. "Lila ile derdiniz ne? Niye şu kızın adını duyuyorum sürekli." "Sen ona bayılıyor olabilirsin ama biz otelin imajı için çalıntı projeleri kara kara düşünüyoruz," dedim öfkeyle. Yüzünde sinir bozucu bir gülümseme oluştu. Diğerlerine kafa işareti yaptığında, odadan çıkmışlardı. Beni hafif yönlendirerek masaya oturmamı sağladı ve iki elini de iki yanıma sabitleyip masaya yaslandı. Yüzlerimiz arasında milimler vardı. "Ona bayılmam seni neden rahatsız ediyor?" Ona nefretle baktım. "Umurumda bile değil." Bana daha fazla yaklaştı. "O kız da benim umurumda değil. Bana gelip yardım isteyen insana sırt mı çevireyim Yıldız?" "Sadece yardım mı?" dediğimde kafasını salladı ve bir eliyle saçımın tutamını alıp oynamaya başladı. "Polaris ilgimi çekiyor sadece." Hayretler içerisinde ona bakarken kaşlarımı çattım. "Bana Polaris demesene! Ben Eva Yıldız, Kuzey ile bağlantım yok." "Ama olacak," diye fısıldadığımda ona karşı hissettiğim çekime kapılmamak için dişlerimi sıktım. "Herkese mavi boncuk dağıtamazsın." "Bunu yaptığımı nereden çıkardın?" dediğinde kaşlarımı çattım. "Lila'nın sahteliklerle yükselmesine izin verdin. Onu hep destekledin. Kız resmen en kolay yoldan başardı." Kuzey birden çenemi tuttu ve kafamı kaldırıp kendisine bakmaya zorladı. "Bu kadar saf olmanı beklemezdim." Anlamazca ona bakarken, çekmeceyi açıp bir dosya çıkardı ve bana uzattı. Lila'nın bilgileri yazıyordu. "Sence başarılı bir kadın mı? Okulunu defalarca kez uzatmış. Bölüm grafik tasarım ama daha büyük bir tasarımcıymış gibi geziyor. Projeler yapan, dikkat çeken, ilgi odağı olan o kız mı sence o? Yoksa öyle mi davranıyor?" "Öyle davranıyor, saçma sapan bir dünya kurmuş kendine," dediğimde Kuzey kafasını salladı. "Peki neden?" Sessiz kalıp biraz düşündüm. Özellikle dikkat çekici kıyafetler giymek, odak noktası olmaya çalışmak, kendini mükemmel göstermek, başkalarından çalmak veya çalmak değil de o başkasının yerine geçmek, dizi-film karakteri gibi davranmak. Kuzey'e baktım. "Histerik kişilik bozukluğu." Kuzey kafasını sallarken güldü. "Her şeyi yalan olan biri için hırs yapmana değdi mi?" "Hırs yapmadım ki sadece adaletsizliğe tahammül edemedim. Sunumda her şeyi açıklayacaktık ama onun çocukluk konuşmasını görünce yapamadım," dediğimde eli saçlarımı okşadı. "O kadar masumsun ki işte bu yüzden ben Polaris'i istiyorum." "Sen neden onun o sahte dünyayı kurmasına izin verdin?" dediğimde dudaklarını birbirine bastırdı. "Kriz geçiriyor istediği olmadığında, aynı dünkü gibi." "Onun siyah kuğu olduğunu her zaman biliyordum, beyaz kuğu kılığındaydı," diye fısıldadığımda Kuzey güldü. "Hikayede de olduğu gibi prens her zaman fark eder. Ama hikayeyle kişisel psikolojiyi karıştırıyorsun. Hikayede roller ve kalıplar bellidir ama psikolojide denge önemlidir. Beyaz kuğuyu besler, siyah kuğuyu aç bırakırsan bir gün ortaya çıkıp seni yer." Her şey yalandı, saçma bir oyunun içine düşmüştüm. O kız sadece hayali dünya yaratan ve orada yaşayan biriydi ve ben olmayan bir dünya için rekabete giriyordum neredeyse. Bu insanlar her yerdelerdi en çok da sosyal medyada. Sahte bir dünya, sahte bir hayat. Değersizlikten ve değer görme arzusundan sahte bir oyun çizip onu oynuyorlardı. Zihinlerindeki kusursuz ideal kadın gibi olmaya çalışıyorlardı. Ama çok sevdiğim bir şey vardır ki gerçekler tokat gibi keskin ve sağlamdır. Büyük bir rahatlama yaşarken gülümsedim. Beceriksiz, yeteneksiz veya yetersiz değildim. Aksine sağlıklı ve iyiydim. Bunu görmek çok iyi gelmişti. Dışarıdan gelen çığlık sesleriyle hemen cama koştuk. Aşağıda ambulans vardı. Hızlıca bahçeye indiğimizde kriz geçiren Lila'yı görmüştük. "Benim hakkım, benim! Ben hak ediyorum!" Korkuyla ona bakarken Kuzey belimden tutup beni kendisine çekti ve sarıldı. "Sakin ol güzelim." Lila ağlayıp boğazını yırtacak çığlıklar atarken sağlık görevlileri onu sakinleştirmeye çalışıyorlardı. "Ben çalıştım, her şeyi yaptım, yükselmeyi ben hak ediyorum, benim prime dönemim!" Hırsla bağırırken onun karşısına geçtim. "Çaldın, özgün bir şey yapmadın. İnsanları da kandırdın asla konuştuğun şeyler gerçek olmadı. Resmen dolandırıcısın ama en çok kendini kandırdın öyle kaptırdın ki sahte dünyana, sen orada yaşarken biz her şeyin farkındaydık. Sen sadece eziksin, üzgünüm ama öylesin kendini sevmedin kendi hayatında tiyatro oynamaya çalıştın." Bana nefretle bakarken dudağımı dişledim. "Sen insanları ve gösterişi önemseyip proje yaptın gerçek bir tasarımcı sadece projeyi önemser." Çığlıklar ata ata, pozlar vererek ağlıyordu. Bu durumda bile hala birileri onu izliyormuş gibi, film karakteriymiş gibi pozlar kesiyordu. Sağlık personelleri onu ambulansa götürürken biz de içeriye girmiştik. "Bir sonraki gelişi tam siyah kuğu gibi olacak." "O neden böyle?" dediğimde Kuzey ikimize de kahve aldı. "Yetersizlik, çocuklukta gördüğü ilgisizlik veya birini rol model almıştır." "Geri geldiğinde ne yapacağız?" dediğimde elimi tuttu. "Daha güçlü şekilde devam edeceğiz. En fazla bize rakip olmaya çalışır, ortaklarımızı kendisine çekmeyi dener." "Önceden neden göz yumdun?" Otelin işine yarıyordu çünkü ama zamanla daha fazlasını istemeye ve hırçınlaşmaya başladı. Onu unut artık," dedi ve elini çeneme yerleştirdi. "Bu akşam terasta baş başa yemek. İtiraz istemiyorum."
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE