Seni Buldum Ya

1318 Kelimeler
Işıldayan gözlerle aynaya baktım. Saçlarım parlaklaşmıştı. Göz altı morluklarım büyük oranda kaybolmuştu. Etrafa enerji saçıyordum resmen. 2 ay... Geçen koskoca 2 ay benim için çok şey fark ettirmişti. Barlas 'la birbirimize çok daha fazla bağlanmıştık. Birbirimizi yavaş yavaş tanıma çabalarımız olumlu sonuç vermişti. Sevgili olduğumuz ilk gün çok garipti. Kırıldığım, konuşmamız gereken çok fazla konu vardı. Başta da ilk birbirimizden haberimiz olduğu o parti günü hakkında. Ciddi ciddi önceden de karşılaşmıştık ve bundan haberimiz yoktu.  O ara yalnızca bir psikologtu hem de. Şuan şirkette ikinci mesleğini yapıyordu, iç mimarlık. Şirkette 1 ay kadar önce çalışmaya başlamıştı. Hem Salih Amca artık elini ayağını şirketten çekmeye başlamak istiyordu. Hem de şizofreni tehşisi yaptığı bir hastada sıkıntı çıkmıştı. Hasta yakınları anlamadığım sebeplerden dolayı Barlas 'a tepki gösterip saldırırken Barlas da sessiz kalmamıştı. O da kendisine yapılan saldırıya karşılık verip karakoldaki arkadaşları sayesinde bu işin ceza kısmından yırtmayı başarmıştı. Ama bu aralar çok fazla şey yaşadığımız için o olay onun için son radde falan olmuştu. Ne kadar mesleğini sevdiğini bilsem de Salih Amca ve Dilek Teyze 'yle konuştuktan sonra kliniğe iki psikolog işe almış, kendisi de şirketteki pozisyonuna geri dönmüştü. Açıkçası benim için daha iyi olmuştu çünkü daha fazla görüşebiliyorduk. Bugüne kadar ilişkimizi hiç kimseye belli etmemiştik. Çünkü ailelerimiz psikolog - hasta ilişkisinden dolayı yakın olduğumuzu düşünüyorlardı. Bizi destekleyip desteklemedikleriyle alakalı ağızlarından laf almaya çalışıyorduk ama hiçbir şey söylememişlerdi. Sınava çok az kalmıştı ve ben kurtulacağım için çok mutluydum. Mutluluk bana iyi geliyordu. Dolabımdan etek - tişört kombinasyonu yapıp giyindiğimde üstüme de ince bir ceket geçirmiştim. Ayağıma spor ayakkabılarımı geçirdikten sonra makyaj aynamın karşısına geçmiş, saçlarımı taramaya başlamıştım. Telefonumu da alıp merdivenlerden hızlı adımlarla inmeye başlamıştım. " Günaydın canım ailem. " Deyip gülümseyerek annem ve babamın yanaklarından öptüğümde onlar da gülümsemişti. Son zamanda eskiye döndüğümü söylüyor, çok mutlu oluyorlardı. Ve eski halime tekrar alışıp adapte olmuşlardı. " Günaydın prensesim. " " Günaydın tatlım. " Annem ile Babamın aynı anda konuşmasıyla gülümsemem solmadan masadaki yerime otururken saçlarımı geriye atmıştım. " Bugün ne yapacaksınız ? " Diye sordum merakla. Eğer şirkete gideceklerse beni de götürmelerini isteyecektim.  " Şirkete uğrayalım diyoruz tatlım. " Ağzıma zeytin atarken konuşmuştum.  " Hangi şirket ? " Bana ters ters baktıklarını fark ettiğimde tekrardan açıklama gereği duymuştum.  " Yani Salih Amca 'ların şirkete gidiyorsunuz ya bazen. O açıdan dedim yani. " Açıklama yaptığımda ikisi de umursamamıştı. Babam kahvaltısını yapmaya devam ederken konuşmuştu.  " Öncelikle bizim şirketten almamız gereken birkaç dosya var.  Oradan Salih Amca 'nların şirkete geçeceğiz.  İçimden şükrederken başımı sallamakla yetindim. Kahvaltımızı sessizce yapmaya devam ederken hızlı yemeye çalışıyordum. Genelde çok yavaş yerdim. Bu huyum dolayısıyla da ailede en yavaş yemek yiyen bendim. Şimdi annem ve babam benden önce yemeklerini bitirip beni beklemek zorunda kalmasınlar da bir an önce gidelim diye hızlı hızlı yemeye çalışıyordum. " Asel yavaş kızım. Önünden kaçıran yok ya. " Ağzımdaki yemeklerle konuşmaya çalışıp beceremeyince yediklerimi çiğnemeye başlamıştım. Ağzımdakiler bittiğinde anneme dönüp konuştum.  " Çok acıkmışım anneciğim. Ondan herhalde. " Annem ' Bu kız kafayı yedi. ' temalı bakışlarını üzerime diktikten sonra tabağında kalan bir iki parça şeyi de yemişti. Üçümüzün de kahvaltısı bittiğinde arabaya ilerledik. Barlas 'a süpriz yapmak istediğim için haber vermeyecektim.  Slow bir şarkı açıp başımı cama yasladım. Şuan için okul da dahil olmak üzere hiçbir problemimi düşünmüyordum. Telefonuma bildirim gelmesiyle şarkım kesilirken tamamen müziğin sesini kıstım. Sercan yazmıştı.  " Yenge geçen gün konuşamadık. Doğum günü olayını anlattığın gibi yapmak yerine daha sakin bir yol mu tercih etsek. Hayır çünkü Barlas Abim sonra benim ağzıma sıçıyor. Hiç güvenmiyorum gidip amcamla yengemi de bana karşı doldurabilir. Onda o potansiyel var. " Yazdığı mesaja kıkırdadım. Barlas 'ın doğum gününe 2 ay kalmıştı. Ocağın ortasında doğduğu için planlara şimdiden başlayıp sonradan sıkışmamayı daha mantıklı bulmuştuk. İlişkimiz Barlas 'ın daha olgun olması yüzünden zaten gayet sakin ilerliyordu. Aslında bu konuda bir şikayetim yoktu. Yapmak istediğim tüm şeylerde kendi tecrübelerini söylüyor, benim ani karar aldığım yerlerde beni durdurup düşünmeye zorluyordu. Kavga etmiyorduk, etsek bile çok nadir küçük kavgalar oluyordu. Onlarda bile alttan alıp durumu toparlayan Barlas oluyordu. Bu yüzden onun daha olgun düşünen bir insan olması gerçekten de işime yarıyordu. Ama olayları biraz değiştirip azıcık heyecan katmak da fena olmazdı. Bu yüzden doğum günü için oyun gibi bir şey düzenlemeyi planlamıştım. Sercan bana ulaşamadığını söyleyecekti. Ben telefonumu kapattığım için o da bana ulaşamayacaktı. Kesinlikle Sercan 'ın söylediği ve kendi bildiği yerlere bakacaktı ve beni bulamadıkça daha da gerilecekti.  Sercan son olarak onu ayarlayacağım dağ evine getirip gidecekti ve biz baş başa doğum gününü kutlamış olacaktık. Klasik planlardan biriydi fakat bence bizim sakin hayatımıza aksiyon katmaya yeterdi. " Sen merak etme. Sana kızmayacak. O iş bende. " Daha fazla bekletmeden geri mesaj yazıp gönderdiğimde yeniden şarkımı başlatmıştım. Bir yandan da eşlik ediyordum.  " Geldik Hanımlar. İsterseniz siz arabanın içinde bekleyin. Ben de hızlıca dosyayı alıp geleyim. " " Olur hayatım. Biz de o ara beklerken biraz sohbet ederiz Asel 'le. Değil mi Asel ? " Annemin bana seslendiğini duyduğumda kafamı kaldırıp irkilerek konuşmuştum. " Hıhım. Yani tabi ederiz anne. " Babam şirket otoparkına park edip indiğinde annem de koltukta bana doğru dönmüştü.  " Son günlerde çok mutlusun birtanem. Terapiler işe yarıyor gibi duruyor. Memnun musun Barlas 'tan ? " Sorduğu soruyla dudağımı ısırdım. Hem de ne işe yaramaktı ! Barlas 'la yanyana geldiğim her an otomatik olarak mutluluk hormonu salgılamaya başlıyordum. Çünkü gerçekten seviyordum. " Evet terapiler gerçekten de işe yarıyor. İçimi dökmeye devam ettikçe daha da hafiflemiş hissediyorum. Bu da bana o kadar iyi geliyor ki. Anne ben son zamanlarda gerçekten eskiye döndüğümü hissediyorum. " Annem imayla gülümsediğinde elimi tutmuştu. " Hissetmen çok normal anneciğim çünkü gerçekten de eski Asel gibi görünüyorsun, eskisi gibi davranıyorsun. " Bunu duymak bana gerçekten çok iyi gelmişti. Bu yola çıkarken, Barlas 'la ilk seansımızda,  bunların başıma geleceğini, bu kadar çabuk toparlayabileceğimi ve hayatımın bu denli değişebileceğini tahmin edemezdim. Annemle bu konular hakkında birkaç bir şey daha konuştuktan sonra nihayet konu değişmişti. Modadan ve gelecek ayki olan toplantılardan bahsetmeye başladığında onu dinlemek için çok büyük çaba sarf ediyordum. Hoş şuan pür dikkat dinlesem dahi eve gidince hiçbirinin aklımda kalmayacağına o kadar emindim ki.  Çok geçmeden otoparka elinde dosyalarla babam girmişti. Arabaya binip bizle birkaç cümle konuştuktan sonra arabayı çalıştırmıştı. Annem babamla toplantı işini konuşurken ben tekrar dinlediğim şarkıya dönmüştüm.  Barlas 'ların şirketiyle bizim şirket arasında çok az bir mesafe olduğu için hızlıca geldiğimizde babam anahtarı kapıdaki güvenlik görevlisine vermişti. Şirketin önüne geldiğimizde etrafı süzdüm. Bir fırsat bulup hemen Barlas 'ın yanına gidecektim. Avucumun içi gibi bildiğim Demirhan Holding bugün bana bir farklı geliyordu. Çok farklı bir enerjim vardı. Sanki bugün çok güzel şeyler olacak gibi hissediyordum. İlk başta Salih Amca ve Dilek Teyze 'nin yanına odalarına çıkmıştık. Selamlaşma faslını atlattığımızda Dilek Teyze bana bakıp konuşmuştu. " Asel 'ciğim istersen Barlas 'ı sen çağırabilirsin tatlım. Tabi zahmet etmek zorunda değilsin. " Devam edecekken araya girmiştim. " Yok Dilek Teyze Barlas 'ı ben çağırırım. İzninizle. " Diyerek gülümseyip odadan çıktım. Aşırı işime gelmişti bu olay. İstediğim şey direkt önüme sunulmuştu. Koridora çıktığımda dikkat çekmemek için yavaş yavaş yürüyordum. Salih Amca ve Dilek Teyze 'nin odası yönetici katının 3 kat aşağısındaydı. Zaten işten ellerini yavaş yavaş çekmeye başladıkları için Barlas 'ın odası direkt yönetici katındaydı. Barlas 'ın anlattığından ve ailelerimizin bahsettiğinden bildiğim kadarıyla eğer Barlas bir daha kalıcı bir şekilde psikologluğa dönmek istemezse seneye tamamen şirkette çalışmaya devam edecekti. Ama ben onu tanıdığını düşünen bir insan olarak buna pek de imkan vermiyordum. Barlas işine gerçekten aşık biriydi. Psikologluktan bahsedildiğinde bile enerjisi değişebiliyordu. En fazla yaz dönemine kadar devam eder, sonbahar dönemi de kliniğe döner diye düşünüyordum.  Yavaş adımlarla yürüdüğüm için olağandan da geç asansörlere varmıştım. Minik çantamı açıp içerisinden Barlas 'ın ve ailesinin kullandığı asansörü aktifleştiren kartı aramaya başlamıştım. Diğer asansör çok kalabalıktı ve geç geliyordu. Biraz da olsa çantamı dağıttıktan sonra elime takılan kartla zaferle gülümsedim.  Asansörü çağırıp aşağı gelmesini beklemeye başladığımda ayaklarımla ritim tutuyordum. Nihayet asansör geldiğinde binip yönetim katına basmıştım. Kartı okuttuğum an kapılar kapanırken derin bir nefes aldım. Bugün çok güzel bir gün olacaktı ve hayatımdaki hiçbir şey buna mani olamayacaktı...
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE