Kalbimden Bir Parça

1713 Kelimeler
Yönetici katına geldiğimde asansörden inip saçımı düzelttim.Oraya kadar kimseyle muhatap olmak zorunda kalmamıştım. Zaten herkes beni tanıdığı için sıkıntı da olmuyordu.  Koridorun sonuna ilerledim. Yönetici odaları direkt gözüme çarpmıştı zaten. ' Müdür - Barlas DEMİRHAN' Kapıdaki sekreteri beni görünce gülümsemiş ve konuşmaya başlamıştı. " Hoş geldiniz Asel Hanım." Gülümseyerek cevap vermiştim. " Hoşbulduk Cemre 'ciğim. Barlas içeride değil mi?" Dediğimde başını sallamıştı. " Barlas Bey içeride ve müsait efendim. Buyurun." Dediğinde bu kez başını sallayan taraf ben olmuştum. O kadar emindim ki Barlas' ın " Asel gelirse kim olursa olsun içeride onu içeriye alın. " dediğine. Kimseyle muhattap olmamı istemiyordu çünkü şirketteki kızların dedikodu malzemesi olmamdan korkuyordu. Bana kalırsa ben onlara yeterli cevabı verebilirdim. Kendimi savunabilirdim. Ama o canımı sıkmamdan korkuyordu.  Usulen kapıyı çaldığımda " Gel " cevabını alır almaz içeriye girmiştim. Barlas başını bilgisayarından kaldırmış, benim geldiğimi gördüğünde gözleri parlamıştı. Sevdiğim kadar sevildiğimi her zerremde hissediyordum.  " Güzelim hoş geldin." Demişti gülümseyerek. Yavaşça dolanıp sandalyesinin arkasına geçip boynuna sarıldığımda boyundaki ellerimi alıp öpücük kondurmuştu. Yaptığı hareketle gülümserken yanağına uzun bir öpücük kondurup konuşmuştum. " Hoşbuldum sevgilim. " Dediğimde dudağının kıvrıldığına birebir şahit olmuştum. Kollarımı boynundan çözüp masasının yanındaki sandalyeye oturduğumda elimi tutmuştu. " Senin bugün etütün yok muydu? " Demişti sonradan çattığı kaşlarıyla. Bana kalırsa sevgilimle buluşmak etüte gitmekten daha ağır basmıştı. Tabi bir de bunu Barlas 'a söylemesi vardı. " Şey... Sevgilim ben yeterince çalıştığımı düşündüm bu hafta. Kendi kendime etütü ekmek için izin vermiş olabilirim. Ama hafta sonu telafi edeceğim." Dedim yanağına kısa bir öpücük kondururken. Bu, onu yumuşatma çabalarımdan sadece biriydi. Ama şuan bana çatık kaşlarla bakmaya devam eden sevgilim, yöntemlerimin içten içe işe yaramadığını sanki bariz bağırıyordu. " Asel. " Dedi Barlas tek kaşını kaldırırken. Ardından sert sesiyle konuşmaya devam etti. " Netlerin kaç sevgilim?" Dedi sabit sesiyle. Şirince gülümsedim. İstediğim okul onun eski okulu olduğu için bu kadar fazla ders konusunun üstüne düşüyordu. " Tyt 90, Ayt 65." Derken hiç de gocunmamıştım valla. Bana kalırsa çok iyi netlere geldim sayılırdım. Barlas derin bir nefes alıp beni kalktığım yere geri yönlendirirken sıkıntıyla yanaklarımı şişirmiştim. " Bu konuyu sonra konuşacağız. Şimdi canın sıkkın gibi. " Demişti yüzümü süzerken. Aklıma takılan sorunları ve problemleri günü birlik olarak Barlas 'a anlattığım için fazla derdim olmuyordu ama şuan şirkete girdiğimden beri modum düşmüştü. " Aklıma ilişkimiz geldi. Kimsenin bilmediği ilişkimiz daha doğrusu. Acaba amcama söylemeli miydik Barlas? " Dediğimde o konuşmadan tekrar devam etmiştim. " Yani senin yakın arkadaşın, benim amcam. İkimize de yakın sonuçta. İkimiz de söylemezsek kendisi bir yerde bir şey duyar, öğrenirse daha çok üzülür. " Barlas birkaç saniye düşündükten sonra masanın üstünde duran elimi tutup okşamıştı. Yüzünü hafif bir gülümseme kaplarken ben ona hala anlamsız bakışlar atıyordum. " Söyleyeceğiz güzelim. Sen şimdi buna canını sıkma. Ben onun uygun bir anını kolluyorum. Bu arada seni hangi rüzgar attı bu saatte ? " Dediğinde kaşlarımı çatmıştım.  " Neden bir şey mi olması gerek illa gelmem için Barlas ? " Demiştim sahte bir kızgınlıkla. Başını olumsuz anlamda sallayarak sandalyesinden kalktı. Yanıma gelip masaya oturduğunda ellerini saçlarımda gezindirmişti.  " Tabi ki de hayır. Sadece merak ettim. " " Babam ve annemle geldim. Dilek Teyze de seni çağırmam için beni gönderdi. Aslında bir yol bulup zaten yanına kaçacaktım. Bu isteği cuk oturdu diyebilirim. " Deyip hizamda göğsüne başımı yasladım. Kollarını omzuma sardığında derin bir nefes almıştım.  " Çok iyi olmuş bebeğim. Biraz oyalanalım da sonra şüphelendirmeden ineriz yanlarına. " Başımı olumlu anlamda sallayıp dizlerine kafamı yasladım.  " İnmeden önce bir kahve mi içsek ? " Dediğimde başını sallayıp kolunu masanın ucundaki telefona uzatmıştı. 1 'i tuşlayıp anahtar kısmını kulağına götürdüğünde sanırım Cemre hemen yanıtlamıştı. " Cemre odama bir espresso bir de latte gönderir misin ? " Karşıdan cevap aldığında başını sallayıp telefonu kapatmıştı.  " Hallettim sevgilim. 5 dakikaya gelir. " Kahve gelene kadar havadan sudan şeylerden konuşmuştuk. Sıkıntılarımızı düşünmek yerine boş boş şeylere beraber gülebiliyorduk. Telefonum çaldığında rahatımı bozmak zorunda kaldığım için kıpırdanıp arka cebimden almıştım. Melisa arıyordu. Barlas 'a ekranı gösterip ayağa kalktım. Odanın köşesine geçtiğimde o da beni izlemek yerine masasına dönmüştü.  Sol tarafında yığılı olan dosyalar yüksek ihtimalle okunmuştu çünkü sağdan dosya almıştı bu kez. Onu incelerken kaç tane dosya kaldığına baktım. 5 falan olması lazımdı. Melisa 'yı çok fazla beklettiğimin farkına vardığımda telefonu kapanmadan hızlıca açıp kulağıma götürmüştü.  " Efendim kanka. " " Bebeğim neredesin ? " Sorduğu soruyla birkaç saniye düşünsem de olayları kıvırabileceğim şekilde toparlayıp anlatmaya başlamıştım. Benim için ilişkimizi söylemememizin en zor yanlarından biri de buydu. Sürekli yalan söylemek zorunda kalıyordum.  " Annem ve babamla Barlas 'ların şirketine geldik şimdi. Öyle koridorda dolanıyorum. " Dediğimde Melisa sanırım başka bir yere geçmişti. Çünkü telefonundan patırtı sesi geliyordu.  " Bugün hiç karşılaştın mı Barlas 'la ? " Göremese de refleksen başımı olumsuz anlamda sallamıştım.  " Hayır. Hiç görmedim. Bırak Melisa Allah aşkına görüp ne yapacağım o duygus dağ ayısını  ? " Dediğimde ses tonuma sahte bir kızgınlık da eklemeyi ihmal etmemiştim.  " Doğru söylüyorsun. Asel. " Demişti birkaç saniye bekleyerek.  " Hım. " Diye mırıldandığımda yutkunup konuşmasına devam etmişti. " Sen uzun zamandır Barlas hakkında ne hissettiğini söylemiyorsun. Yani Ozan 'la yaptığımız plan işe yaramış gibiydi. Neden böyle oldu ki ? " İç çektim. Ona şuan her şeyi anlatmayı çok isterdim. Ama bunu telefon ortamından yapmayacaktım. O bundan çok daha iyi koşullarda öğrenmeyi hakediyordu.  " Bilmiyorum Melisa. Biliyorsun o beni çok kırdı. O günü unutmam mümkün değil. Hem balo gününden sonra pek konuşmadık. Seanstan seansa konuşuyordum. Onda bile birkaç kelime zor ediyordum. Psikologluğa ara vermesi bir bakıma iyi oldu. Konuşmak zorunda kalmıyorum. Konuşursam her şeyi unutacağım diye çok korkuyorum. " Demiştim role girmeyi başarıp titreyen sesimle. Okul tiyatrolarında oynamamın ilk defa faydasını görüyordum. Barlas ondan bahsettiğimi anladığında kafasını kaldırıp bana bakmaya başlamıştı. Muhtemelen sözlerimin doğruluğunu ölçmeye çalışıyordu.  " Çok haklısın kanka. Biliyorum o Barlas ayısı seni çok kırdı. Ne karar verirsen ver arkandayım. Bunu unutma. " Burukça gülümsedim. Vicdan azabı çekmem gayet normaldi ama bu onların yüzüne bakmamı ve geceleri uyumamı engellemeye başlamıştı.  " Biliyorum canım. Aynısı senin için de geçerli. " Dediğimde Barlas oturduğu yerden kalkıp yanıma gelmişti. " Biliyorum. Kendine dikkat et. Seni çok seviyorum. " Dediğinde gözlerim dolmuştu.  " Ben de. Ben de seni çok seviyorum canımın içi. Görüşürüz. " " Görüşürüz. " Dediğinde telefonu kapatmıştım. Gözümden danlamayan birkaç damla yaş, Barlas 'ın anında yanaklarımı avuçlayıp silmesi yüzünden çenemi ıslatmamıştı. Sebebini tahmin etmiş olmalıydı. Kollarını belime dolayıp beni göğsüne çektiğinde kendimi tutmadım.  İçimden geldiği kadar ağlarken o sessizce sakinleşmemi bekliyordu. Elleri saçlarımı gittiğinde derince koklayıp öpmüştü.  " Sevgilim onlardan bir şey saklamak senin suçun değil. Açıklayacağız söz veriyorum. En yakın zamanda öğrenecekler sevgili olduğumuzu. Ama sen böyle ağlarsan biz nasıl üstesinden geleceğiz tüm bu sorunların ? Güven bana Asel 'im. Her şey çok güzel olacak. Şimdi sakinleş hadi. Sen ağladığın zaman benim de içim gidiyor güzelim. " Kulağıma mırıltıları ve fısıltı halinde konuşması iliştiğinde ağlamam iç çekişlere dönüşmüştü. Bugüne değil, birikmişliklere ağlıyordum. O da zaten bunun farkındaydı. Biraz daha sakinleştiğimde kafamı kaldırıp yüzüne baktım.  " Sen az önce bana dağ ayısı mı dedin ? Ben mi yanlış duydum yoksa ? " Demişti şakayla. Omzuna vurup konuşmuştum. " Aşkım biliyorsun aramızı bozuk sanmaları gerek. " Demiştim isyanla. İç geçirip gözlerimin önüne gelen saçları kulağımın arkasına itmişti.  " Sana bir şey soracağım miniğim ? " Demişti durgun bir ses tonuyla. Az önceki muzip ses tonundan eser yoktu. Aklına bir şey gelmiş, morali bozulmuş gibiydi.  " Sor sevgilim. " Demiştim elimi yanağına koyup sakallarının batmasını umursamadan okşarken. Az da olsa dudağı kıvrılırken aynı ses tonuyla konuşmaya devam etmişti.  " O gün... Yani seni o arkamda bıraktığım gün. O gün için üzgün olduğumu ve istemeden öyle davranmak zorunda olduğumu biliyorsun değil mi ? Yemin ederim seni ağlattığım her saniye seninle beraber benim de canım yandı. Benim için de seni sevmiyormuş gibi davranmak çok zordu. " Canının sıkıldığı, kafasının takıldığı konuyu anladığımda yanağındaki ellerimi çekip bir elimi ensesine götürerek onu kendime çekmiştim. Dudakları dudaklarımla buluştuğunda başta şaşkınlıktan karşılık vermese de kendine geldiğinde belimden tutup daha da kendisine çekmişti.  Ayrıldığımızda anlımı anlına dayarken nefes nefese konuşmuştum. " Öyle düşünsem, senin beni bile bile kırdığına, yüz üstü bıraktığına inansam hala yanında olur muydum ? Hala sana sarılır, ellerini tutar, seni öper miydim sanıyorsun ? Ben senin neyi, nasıl,  hangi zorunluluktan yaptığını gayet iyi biliyorum sevgilim.  Sana ne kızgınım ne de kırgın. Seni çok seviyorum. " Diyerek cümlemi bitirdiğimde gülümseyerek anlımı öpmüştü.  " Bilmiyorum güzelim sadece sen bir an öyle deyince aklıma takıldı. Çünkü bilmiyorum. Ben bile kendime bu konu hakkında hala kızgınken senin kızgın olmanı anlarım. Anlardım. Senin için bir sıkıntı yoksa benim için de yok. Hem ben de seni çok seviyorum. " İkimiz de gülüşürken kapının çalmasıyla ellerini belimden çekmişti. Masasına geri oturup bir dosyayı eline aldığında ben de masanın yanındaki koltuğa oturmuştum.  " Gel. " Demişti Barlas arkasına yaslanırken. Sandalyede dikleşmişti. Kapı yavaşça açılırken içeriye elindeki tepsiyle Cemre girmişti.  " Kahveleri getirdim Barlas Bey. Buyurun. Espresso. " Deyip espressoyu Barlas 'ın önüne bırakmıştı. Tepside kalan latteyi benim önüme bırakırken göz göze geldiğimizde gülümseyip konuşmuştu. " Buyurun Asel Hanım. " Dediğinde başımı sallamamla tepsiyi dikleştirip ikimize bakarak tekrar konuşmuştu.  " Afiyet olsun. " Deyip odadan çıktığında kolumu Barlas 'ın masasına yasladım.  " En büyük hayalin ne ? " Dedim kahveyi üflerken. Sıcak şeyler içeyi sevmezdim. Ilık değilse içemezdim de zaten. Barlas espressosundan soğumasını beklemeden bir yudum alırken ellerini masanın üstünde birleştirip düşünmeye başlamıştı.  " Sanırım kalmadı. Tüm hayallerimi gerçekleştirdim. Senin var mı ? " Dediğinde kahveden kafamı kaldırıp gülümsedim.  " Var. İtalya 'da yaşamak. Orada psikologluk yapmak. " Dediğimde şaşkınlık dolu bakışlarını üzerime dikmişti. Bunu ona daha önce hiç söylememiştim.  " O zaman yüksek lisansını orada yapmayı planlıyorsun, değil mi ? " Başımı heyecanla olumlu anlamda salladım. Gerçekten de düşündüğüm an gözlerimden kalpler çıkmasını sağlayan tek hayalim buydu. Barlas yüksek lisans için Londra 'yı seçerken özel bir sebebi olmadığını anlatmıştı daha önce . O anki ruh hali İngiltere 'yi istediği için orayı seçmişti. Ama benim için öyle değildi. Çocukluğumdan gelen bir hayaldi ve ben gerçekleştirmeye çok yaklaşmıştım.  " Hayalinin gerçek olması için elinden geleni yapacağına eminim güzelim. Senin de şundan emin olmanı istiyorum. Hayallerini gerçekleştirirken de asla yalnız kalmayacaksın. Ben hep yanında olacağım. Sana söz veriyorum. Yanında olmadığım günlerin aksine hep beraber olacağız. " Başımı sallayıp gülümserken kahvemden birkaç yudum aldım. Ona güveniyordum. Her ne olursa olsun dediklerini yapacağını da biliyordum. Onsuz kurduğum hayallerimin onunla beraber gerçekleşeceğini bilmek... Bu his aslında hayatımdaki her şeye bedeldi. Umarım asla bu hissin peşini bırakmazdık...
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE