Barlas 'ın sekreteri odaya girip de ailelerimizin bizi çağırdığını söyleyene kadar aslında ne kadar zaman geçirdiğimizin farkında bile değildik. Kahveleri bitirip odadan çıktık. Koridorda ilerleyip asansöre bindiğimizde sosyal medya hesaplarıma bakıyordum. Bu aralar orayı da çok boşlamıştım.
Salih Amca 'nın odasının önüne geldiğimizde Barlas belimden içeri yönlendirmişti. Öylesine kapıyı çalmıştık.
" Gel. "
Cevabını almamızla içeriye girmiştik.
" Neredesiniz çocuklar siz ? Asel 'i 1 saat önce yanına gönderdik çağırsın diye ikiniz de yoksunuz. "
Diyen annemle Barlas 'a baktım. Topu ona attığımı fark ettiğinde ters bakışlar atsa da kendinden emin gülüşünü suratına takınıp konuşmaya başlamıştı.
" Tam çıkacaktık Sıla Teyze, Asel bari işlerimin yarısını bitirmem gerektiğini söyledi. Ben de onu dinleyeyim dedim. Çıkmadan önce de bir kahve içince geç kaldık. "
Annem pek de takılmazken diğerleri onaylar bir şeyler söyleyip geri konuştukları konulara dönmüşlerdi. Kafamı koltukta dik tutmakta zorlanınca koluma dayarken bir yandan da konuşulanları dinliyordum.
" Asel 'ciğim sınıf öğretmenin aradı beni siz gelmeden önce. Sınıfça bu akşam teslim edilmesi gereken bir proje ödeviniz varmış. Biliyorsun değil mi ? "
Kaşlarımı çatarak yüzüne baktım. Ödev falan hatırlamıyordum ki ben. Çok geçmeden şaşkınlıkla konuşmuştum. Ama bu arkadaşlarıma veya aileme son zamanlarda sergilediğim gibi sahte şaşkınlık değildi. Gerçekten şaşırmıştım.
" Bilmiyorum ki. Ne ödevi ? "
Dediğimde Barlas da kaşlarını çatarak bana bakmaya başlamıştı. En son ona ödevim yok, ders çalışıyorum mu demiştim ? Unutayım gitsin. Daha sınıfımdan haberim yoktu.
" Hoca sizin bildiğinizi söyledi kızım O yüzden konusuyla ilgili bir bilgim yok. "
Dediğinde başımı olumlu anlamda sallamıştım.
" Tamam babacığım sınıf grubuna sorar, oradan öğrenirim ben. "
Der demez telefonumu açıp whatsappa girmiştim. Sınıf grubuna hızlı bir mesaj yazarken onların da pek haberleri yoktu. Sınıfça ödevi öğrenip telefonları kapattığımızda teslim saatine 6 saat vardı.
" Ne ödeviymiş ? "
Yanıma gelip konuşan Barlas 'la göz göze konuşmak için kafamı kaldırmıştım.
" Sanat tarihi. Zaten seçmeli dersimiz ama bayağı bir araştırma ödevi vermiş. Bu akşam mailini yarın da dosyalanmış halini istiyor hoca. "
Dediğimde başını sallamış ve babama dönüp konuşmaya başlamıştı.
" Haluk Amca izninizle biz Asel 'le benim odama dönelim. Belli ki şimdi başlamazsa ödevini yetiştiremeyecek. Odamda hem araştırmasını yapar hem de dosyasını hazırlayıp öğretmeninin istediği konulara göre ayırır. "
Diye uzatarak anlattığında başımı ovalamıştım. Şuan bir tutuşma gelmişti. 6 saatim vardı ve ben o kadar konuyu nasıl yetiştireceğimi bilmiyordum. Babam ikimizin üstünde gözlerini gezindirdikten sonra gülümseyerek kafasını sallamış ve konuşmaya başlamıştı.
" Tamam oğlum geçin siz. Biz buradayız zaten. "
Ayaklanıp odadan çıktığımızda Barlas ters bakışlarını üstümde gezindirmişti.
" Projelerimi son güne bırakmıyorum, ödevlerimi zaten yapıyorum, sınavlarım da yüksek merak etme demiştin geçen gün değil mi sevgilim ? "
Dediğinde koridordan asansöre yürümeye devam ederken dudağımı ısırıp konuşmuştum.
" Barlas 'cığım, canım sevgilim şimdi şöyle. "
Diyecek bir şey bulamayıp bahane düşünürken o alayla tek kaşını kaldırıp konuşmuştu.
" Nasıl ? "
Dediğinde şirince gülümsedim. Konu derslerim olduğunda bana hiçbir zaman kıyamayan, bir bakışımla tavrı değişen adam hiçbir zilveyi, bakışı, davranışı umursamıyordu. Yine de bir kez daha şansımı denemekte fayda vardı.
" Aşkım ben bu aralar okulda çok strese giriyorum ya. "
Demiştim şirin olması için iğrendiğim kadar ince çıkardığım ses tonumla. Bence kıyamaması gerekiyordu.
" Eee. "
Demişti aynı tonda. Bir insan ders konusunda bir gram da olsa yumuşamaz mıydı ?
" O yüzden o derste uyuyakalmışım. Ödevi de o yüzden duyamamıştım. Aslında 2 hafta önce vermiş. "
Dediğimde gerçekten de işe yaramadığının farkına varmıştım. Hala sinirli gibiydi. Asansöre bindiğimizde sakinleşmek için derin bir nefes almıştı. Ardından da konuşmuştu.
" Güzelim ben senin iyiliğini istiyorum. Ortalaman sınav için de çok büyük önem taşıyor ve bunlar hocanın insiyatifine kalmış şeyler. Kendini üniversiteye atınca illaki mezun olacaksın. Şimdi gidelim de ödevini yap. Hem ben de sana yardım ederim. Olur mu ? "
Gülümseyip başımı onaylar anlamda salladım. Onu anlayabiliyordum çünkü o da bu yollardan geçmişti.
" Olur. "
Deyip kollarımı açtığımda belime sarılmıştı. Onu o kadar çok seviyordum ki. Tüm sevgim üstüne yemin ederim hayatımdaki en büyük şanslardan biriydi.
" Bu ödevi bitirelim de o zaman sana bir süprizim var. "
Dudağımı bükerken yüzüne bakarak konuşmuştum.
" Ne süprizi ? "
Demiştim asansörden inerken. Cevap vermek yerine elimden tutup dudağını yandan kıvırdığında kolunu tutmuştum.
" Barlas ne yapıyorsun ? Şirketin içindeyiz biri görecek. Ailelerimize biz söylemeden haber giderse ne kadar kötü olur tahmin edebiliyor musun ? "
Dediğimde çekmeye çalıştığım elimi bırakmayıp daha da sıkı tutmuştu. Üstüne öpücük kondurduğunda telaşla etrafa bakmıştım.
" Barlas biri görecek. "
Dediğimde odaya girmeden önce konuşmuştu.
" Güzelim görürlerse görsünler. Onlar benim emirle çalışıyorlar. Ben söylemeden kimse babamlara bir şey yetiştiremez. "
Dudağımı ısırdım. Odaya girerken kendi kendime mırıldanmıştım.
" Umarım. "
İçeriye girip kapıyı ardımdan kapattığımda Barlas elini ofis sandalyesinin arkasına koyup bana bakarap konuşmuştu.
" E hadi güzelim otursana neyi bekliyorsun ? "
Dediğinde daha fazla ayakta dikilmedim. Yanında ilerleyip çektiği koltuğa oturuduğumda boynumu öpüp beni masaya yaklaştırıp kendisi yanıma sandalye çekerek oturmuştu. Eliyle bilgisayarı işaret ederken bacaklarını bana çevirip arkasına yaslanmıştı.
" Açsana bilgisayarı bebeğim. Daha fazla oyalanmayalım."
Dediğinde bilgisayarını açmıştım. Şifre kısmı geldiğinde bilgisayarı ona çevirsem de yeniden önüme iterek konuşmuştu.
" Doğum günün sevgilim. "
Ona şaşkınlıkla bakarken o burnuma dokunup kafamı nazikçe ekrana doğru çevirmişti. Kendime gelmeye çalışarak doğum günümü yazdığımda açılan bilgisayarla dudağımı büzmüştüm. Bu sevgi çok değişik hissettiriyordu.
Bilgisayardan googleyi açıp araştırmam gereken konuyla alakalı farklı farklı sitelerden farklı farklı kısımlar bulduğumda word dosyasına kopyalamıştım. Gerekli bilgileri edinene kadar üstünkörü okuyup dosyaya yapıştırıyordum.
İşim bittiğinde dosyayı okuyup kırpılması gereken yerleri kırpacaktım. Birkaç siteyi daha gezdiğimde son bir yazıyı daha kopyalayıp yapıştırmıştım. Chrome sekmesini tamamen kapatıp dosyayı açmıştım.
Yapıştırdığım metinleri dikkatle okurken Barlas da benim okudğum yerleri okuyordu. Gereksiz olduğunu düşündüğüm tüm yerleri silmiştim. Taslak olarak tamamını hazırladığımda geriye cümlelerin arasına kendi kelimelerimi serpeştirmek kalmıştı.
Cümleleri yazmaya başladığımda Barlas 'la çok fazla didişmeye başlamıştık. En sonunda dayanamayıp güldüğümüzde sonunda tamamlamıştım. Sadece resimler kalmıştı. Onları da Barlas hemen yanındaki yazıcıdan çıkarmıştı. Ben de dosyaya kopyalayıp yapıştırmıştım.
Dosyayı hocanın mailine atarken kendim el yazısı için A4 kağıdı çıkardım. Kolumun her ne kadar ağrıyacağını bilsem de uflaya uflaya yazmaya başlamıştım. O kadar sıkılmıştım ki ödevlerden bu yüzden kafayı yemek üzereydim.
Yazmayı bitirdiğimde kafamı Barlas 'a çevirdim. Telefonuyla oynuyordu. Ona baktığımı fark ettiğinde göz kırpmıştı. Sıkıntıdan var olan cesaretimle uzanıp dudağına minik bir öpücük kondurmuştum. Geri çekildiğimde beni kendine çekip uzunca öpen o olmuştu...