Yusuf'un ağzından dökülen o buz gibi kelimeler, içimdeki tüm sıcaklığı söndürdü. "Takip ediliyoruz." Gözlerim şaşkınlıkla fal taşı gibi açıldı. Onun gibi bakışlarımı dikiz aynasına çevirdim. Arkamızda, farları gözlerimi kamaştıran, karanlık bir araba vardı. İçini göremiyordum. Panik, boğazımı sıkıyordu. "Ne yapacağız?" diye fısıldadım, sesim titreyerek. Onun aksine, Yusuf kayadan bir heykel gibi sakin görünüyordu. Mesleğinin bir parçasıydı bu, ama benim için hayatımda ilk kez yaşadığım bir kabustu. Bakışları kısacık bana kaydı, yüzünde bir anlık bir değerlendirme ifadesi okudum. Sonra yola döndü, ama gözlerindeki odaklanma ve zihninin hızla çözüm yollarını hesapladığı belliydi. Sözümü tamamlayamadan,kulakları sağır eden bir silah sesi ve ardından yan camdan gelen kristal parçalanma sesi

