Saat epey ilerlemişti. Gelen arabalarla beraber kıldığım namazın seccadesini komodine kaldırdım. Düğün gününe kadar burada kalacaktım. Zaten Yiğit de gidişinden beri hiç gelmemiş, arayıp sormamıştı. İstemsizce yüzüm düşerken açılan kapıyla beraber odadan çıktım. Annem elindeki çantaları köşeye koyup bana baktı. Yusuf’la Büşra’ya veda edemeden gelmiştim eve. “Geç bitti düğün.” Annem yorgun ifadesiyle beraber salona geçip, “Son an da birkaç misafir geldi,” demesiyle başka bir şey sormadım. Yengemler de gelerek hep beraber salona geçtiler. Yorgunlukla giren amcamlar ise babamla beraber diğer odaya geçip namazlarını kılmaya başladılar. Ev çok küçük olmasa da kalabalık olunca epey bir yoğunluk olabiliyordu. “Eee hanımlar, kahve içer miyiz?” Sorum ile yengem, “İçeriz içer,” diyerek karşılık v

