Bakışlarım adamın boğazına yapışan Yiğit’e kaydı. Bu öfke tehlikenin hiç olmadığı kadar öne sürülmesiydi. Karşısındaki adam elinde cebelleşiyor, Yiğit ise hiçbir şekilde sakin kalamıyordu. Adamın sırtını duvara çarpıp silahı başına dayadı. Bu an gözümde kocaman vahşetti. “Fare deliğe bir kere girermiş Ekrem, ikincide kafasına darbeyi yermiş. Hiç duymadın mı bunu?” Ekrem korku dolu gözlerle Yiğit’e bakıyordu. Artık sakindim, bu yüzden tepkisiz bir şekilde izledim olanları. “Senin mezarın kazıldı ama kolay kolay ölmen taraftarı değilim.” O an niyetini anladım. Omuzlarım düştü, yorulmuştum. Köşeye çöktüm. Sırtımı kirişe yasladım ve boş gözlerle olanları izledim. Yiğit Ekrem’i yaka paça Efe’ye teslim etti. Efe Ekrem’i hiç de nazik olmayan bir tavırla ortamdan uzaklaştırdı. Bu sefer arkasında

