22

1302 Kelimeler

"Kahvelerimiz geldi!" Minnetle gülümseyerek Yasemin'in elindeki iki kahveden birini aldım ve yerimde doğruldum. Yasemin de o sırada karşıma oturmuştu. Direnç zorlayan derslerden birinden çıktıktan sonra her zamanki gibi kendimizi kantinde bulmuştuk. Kantinin yanındaki kafeterya da bu saatlerde genellikle kahvaltısını evde yapmadan gelip burada bir tosta medet umanlarla dolup taşardı. Bu yüzden birimiz kantin sırasında bekler, diğeri masalardan birinde yer tutardı. Bugün bekleme sırası Yasemin'deydi. Sıcak kahvemi usul usul yudumlarken karşımda ifadesizce oturan şahsı göz ucuyla süzüyordum. Ufuk'un duygularını açtığı günden bu yana üzerine sinen bir dinginlik hakimdi. Halbuki dinginliklik ve benim canım arkadaşım aynı cümlede bile birlikte kullanılamayacak unsurlardı. "Yasemin?" "Hım?"

Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE