Gözlerimi güpgüzel bir haftasonuna açtım. Hava son zamanlardakinin aksine güneşli yüzüyle parlıyordu. Yatağın içinde bir süre debelendikten sonra yerimden doğrulduğumda gözüme çarpan ilk şey Mete'nin montu oldu. Yüzümde dün gecenin taptaze anısından kalma bir tebessüm açarken montu elime alarak kendine has kokusunu içime çektim. Bu arada birinin gelme ihtimaline karşı ürkekçe kapıyı gözetlemeyi unutmuyordum. Dün gece aklım tekrar yerine geldikten sonra onun da üşütmemesi için montunu üstümden çıkarmaya yeltenmiştim ancak o benim üzerimdekilerin onunkinden daha ince olduğunu varsayarak -montumu da yanıma almamamın cabasıyla- çıkarmamı engellemişti. Dün geceyi tekrar anımsadıktan sonra ani bir endişeyle irkildim. İyi miydi acaba? Üzerindeki kalın kapüşonu içimi rahatlatmaya yetmeyince tele

