Herkesin aklı beş karış havadaydı. Leyla üşüyene dek onunla karla oynamıştık ama kimsenin enerjisi yeterli değildi. Keşfettiği kara ilgisini kaybettiğinde hastalanmasında da korktuğumuz için eve girmiştik. Salonun kapısı kapalıydı. Leyla’nın kıyafetlerini değiştirme bahanesiyle Gülendam abla, kızını odasına götürdü. İpek yorulduğunu söyleyerek merdivenlere yöneldi. Daha fazla belirsizliğe tahammülüm kalmadığından salonun kapısını tıkladım. Halil İbrahim, kapıyı aralayıp beni görünce içeri geçmem için tamamen açtı. Başım öne eğik kimseyle göz göze gelmeden içeri girdim. Koltuğun kolçağına yaslandım, kollarımı göğsümde kavuşturdum. “Neler oluyor?” diye sorarken duyacaklarımdan korkuyordum. Abim, içeride volta atıyordu. Bir sağa bir sola giderken adımlarını izledim, onlara bakmak yerine. Al

