Alışverişten döndüğümüzde akşam yemeği vaktiydi. Elimiz kolumuz poşetlerle dolu halde kapıdan içeri girdiğimizde üstünde babasını görmüş olmanın heyecanını atamayan Leyla, bizi zıplayarak karşıladı. ‘‘Amca, bana bir şeyler aldın mı?’’ diye gözlerini kocaman açarak merakla bize baktı. Kendimi aşırı rahatsız hissettim aniden, hediye alıp teşekkür etmek aklıma gelmediğinden. ‘‘Seni unutur muyum cimcime?’’ diyen abim tüm poşetleri yere koydu. Ayakkabılarını bile çıkaramadan sırayla hepsinin içini kontrol etti. Seçtiği bir poşeti Leyla’ya uzattığında küçük kızın sevinç çığlıklarıyla Gülendam abla mutfaktan çıkıp karşımıza dikildi. Annesi olaya dahil olana kadar Leyla çoktan oyuncağın paketini yırtmıştı bile kapının ağzında. Gülendam abla, ‘‘Evin her yerinden oyuncak fırlıyor, hala almaya deva

