Sabah başımı okşayan el sayesinde gözlerim aralandı. Kendime gelmeye çalışırken Alp’in gülümseyen ifadesi ve bana bakarken parlayan gözleriyle karşı karşıya kalınca rüyada olduğumu sandım kısacık bir an. ‘‘Günaydın uyuyan güzel,’’ dediğinde kaşlarım çatıldı. Algım tamamen açıldığında yataktan resmen fırladım. Battaniyeyi psikolojik olarak üstüme çektim, yakalanmışçasına. Başucuma oturmuş, sırtını ahşap başlığa yaslamıştı. Sağ dizini bükülü, sol ayağı yere basıyordu. Siyah boğazlı bir kazak ve pantolon giyiyordu. Tavrıma güldüğünde gözlerimi kırpıştırdım gerçekliğinden emin olmak istercesine. ‘‘Alp?’’ dedim şaşkınlıktan nefesim kesilirken. Göz kırptıktan sonra işaret parmağını dudaklarına dayadı. ‘‘Sessiz ol, herkesi başımıza toplarsan abin topuğuma sıkar.’’ Kendi kendine çok komik bir e

