EFSUN Ellerimin ıslaklığını havluyla kuruladım, ardından kapıyı araladım. Tam o anda Miran’ın üzerime doğru yığıldığını görünce refleksle kollarımı onun bedenine sardım. “Miran!” diye fısıldadım, kalbim yerinden fırlayacak gibiydi. “Kapıda mı bekliyordun beni Allah aşkına?!” dedim şaşkınlıkla. Gülerek kollarımdan sıyrıldı. Eğer az önce tutmasaydım, kesin yere serilirdi. “Ne var sanki?” dedi omuz silkerek, sonra da elimi sıkıca tutup beni avluya doğru çekti. Sıcacık ama arsız bir bakışı vardı. Yürürken birden durup yüzüne baktım. “Bu arada... Annenin adı neydi?” diye sordum. “Bahar.” dedi kısa ama yumuşak bir tonla. Başımı hafifçe salladım, not alır gibi. Yemek masasına oturduğumuzda Bahar Hanım çorbaları önümüze koyuyordu. “Ellerinize sağlık,” dedim nazikçe. “Her şey çok leziz gör

