MİRAN Efsun’a karşı içimde biriken duyguları hemen dile getirmek istememiştim. Ama bazen insanın içindeki fırtına, dudaklarından taşar... Benimki de öyle oldu. Bir anlık patlamayla, ne var ne yoksa dökülüverdi içimden. Kalbim göğsüme sığmaz olmuştu. Efsun’un korkacağını biliyordum. Zaten o, bir ilişkiye değil; geçmişinden kalan hayaletlerle savaşıyordu. Kırılmış, incinmiş, duvarlar örmüştü kendine. İşte bu yüzden hemen açılmak istememiştim. Fakat ne olduysa, kendimi tutamamıştım. Her şey öylesine hızlı gelişmişti ki, ben bile neye uğradığımı anlamadım. Oysa ben... Nişanı attıktan sonra bir daha asla ilişki yaşamayacağıma dair kendime yemin etmiştim. Karşıma çıkan kadınları tek tek silmiş, kalbimin etrafına kalın duvarlar örmüştüm. Ama şimdi... Silmeyi başaramadığım tek bir kadın va

