"Nereye gidiyorsun?" Hotelin kahvaltısına kısaca göz atarken kulağıma dolan sesin sahibine dil çıkartmak istedim ama bunu yapmak yerine ona cevap verdim. "Arkadaşlarımın yanına." Reçeli ekmeğine sürdü ve bana dik dik baktı. Üç numara kafasına bir tane patlatsam keşke. "Cinsiyet belirt." Koca bir dilimi ağzına sokarken hiç sempatik gelmiyordu bana. Hatta tam bir su aygırı gibi geliyordu. Kıskanç ve aptal bir su aygırı. "Kız," dedim oflayarak. Şüpheyle bana baktı. Halam ise oğlunu beslemek için ekmekler yağlıyordu. Genç yaşta damarları tıkansın da göreyim ben o yağlı ekmekleri. "Adı neymiş onların?" Abim olsa bu kadar soru sorardı yemin ederim. Kısmetimi kapatan manyak kuzenim vardı. Hoş, şu an kızların yanına gidiyordum cidden ama konu bu değil. "Deniz ve Simge. Şimdi gidiyorum. Öptüm

