Sabaha karşı o pislik adam geldiğinde uykusuzluk canıma tak etmişti ama ben istediğimi almış ellerimi çözebilmiştim ve gerekirse elimdeki çiviyi kendimi korumak için kullanacaktım, hiç yoktan iyidir. Kapılar açıldığında yavaş ama otoriter adımlarla içeriye girdi. “günaydın yaseminciğim umarım iyisindir bugün Kutay’ın sana olan değerini ölçeceğiz!” dedi beni süzerek bakışları ciddi anlamda sinirlerimi zıplatıyordu. Birde kibar kibar konuşması yok mu! “ben onun hiç bir şeyi değilim beni rahat bırak artık” “dua et, sana karşı bir şeyler hissediyor olsun. Yoksa başına gelenlerden hiç hoşlanmayacaksın.” “defol git hayatımdan!” “Şşş şimdi sus” telefondan numarayı çevirirken ben bile merak etmiştim Kutay’ın ne diyeceğini. Bir kaç defa çalan telefon açıldı. Ne istiyorsun?” dedi, ifadesiz

