İsabell her zaman yaptığı gibi güne erken başladığı saatlerde kapısının aceleci bir ısrarla çalınmasıyla tedirgin olmuş deyim yerindeyse korkudan ne yapacağını şaşırmıştı. Sabahın bu saatinde kapısına gelen kişi ya alacaklıydı ya da başı fena halde dertte olmalıydı diye düşündü. Zira pek fazla konuk ağırlamadığı naçizane evine sık sık bu saatlerde uğrayan olmazdı. Üzerine sabahlığını alarak merdivenleri çıplak ayakla indi. Kimi beklediğini bilmese bile kapıyı araladığında Keira'yı, en yakın arkadaşını, ağlamaklı bir şekilde görmeyi beklemediği açıktı. Telaşla kapıyı sonuna kadar açıp "Keira !" dedi şaşkınca. "Bir sorun mu var ?" Keira'yı uzun yıllardır tanımanın verdiği aşinalıklar vardı ki bunlardan biri de Keira'nın asla ağlamadığını bilmekti. Düştüğünde, üzüldüğünde haksızlığa uğradığı

