KUMSAL “Manyak,” diye söylendim valizi toplarken. Bir yandan ağlıyor, bir yandan valiz topluyordum. Neyse ki Doğa bu hallerimi görmüyordu. Oyununa dalmıştı ve şimdiden yeni gördüğü babasının adını söyleyip duruyordu. Söylemesi hoşuna gitmişti sanırım. 2.5 yaşındaki kızı ekrandan doğru kan çekecek değildi ya! Valizi kapatıp yatağa oturdum. Deniz’i kaçırmaya nasıl cüret ederdi? Manyaklığı benim düşündüğümden de fazlaydı galiba. Sakinleşmeye çalışıp babamı aradım. Uçağın kalkmasına üç saat vardı. Neyseki yakın bir uçuş bulmuştum çünkü yirmi dört saat vermişti yalnızca. “Efendim canım.” “Baba, ben geliyorum. Uçağa bilet aldım. Üç saat sonra kalkacak. Beni havaalanından alır mısınız?” Otomatiğe bağlamış gibi hızlı hızlı konuştum. Biraz panik, biraz endişe derken ne yapacağımı şaşırmış du

