Koray her saniye elimi biraz daha sıkı tutuyordu. Onun evinin önüne daha önce gelmiştim ama ilk defa içine girecektim. Şimdi evde iki kişi vardı. Biri annesi, diğeri babası. Babam için mutlu olduğum bile söylenebilirdi. Ona şimdi kendini anlatabilir, özür diyebilir, dilerse kendini affettirmek için uğraşabilirdi. Kapının önünde durup kapıyı açmasını beklemeye başladık. Elinde tutuyordu anahtarı ama nasıl kendiyle çelişiyorsa bir tülü anahtarı deliğe sokup kapıyı açmıyordu. "Geri dönelim" dedi o kadar düşündükten sonra. "Hayır, babamı özledim." Evet onu özlemiştim, hem buraya kadar gelmiştim. "Hadi canım aç kapıyı, yanındayım." "Zaten sende olmasan" dedi anahtarı sokarak. "Asla durmam buralarda. Evlenince gidiyoruz burdan." Abartıyordu şuan. "Tatile değil mi? Tamam gideriz." "İpek"

