Yatakta dönüp dururken, Yılmaz'a sarıldığım, sokulup sıcaklığında kendimi bulduğum anlar, ne kadar kaçsam da yine gelip bulmuştu beni. Bir kez daha yaşamak istiyordum o dakikaları. Gözlerim doluyordu... Ağlamak istemiyordum. İnsan rüyasını özler miydi? Yine aynı anları yaşamak için, sırf rüya görebilmek için ısrarla uyumaya çalışır mıydı? Abimin bahsettiği gibi yalnızlık mıydı beni bu hale getiren? İyi olduğumu, bu şekilde mutlu olduğumu düşürken kendimi mi kandırıyordum? Sorular ve ihtimallerle boğuşmaktan tükendiğimi hissediyordum. Herkesle, her şeyle savaşmaktan yorgun düşmüştüm. Bir tatile çıkmalıydım belki de. Bir sahil şehri, deniz kokusu beni kendime getirebilirdi. Bunun için yarın abimi yolcu edince, annem ve babamı da iyi olduğuma ikna edip memlekete göndermem gerekiyordu. Kimse

