Sabah kahvaltısında babam keyifle çayını yudumlayıp televizyona bakarak gülüyordu bende onu izliyordum, sevincini hiç saklama gereği bile duymuyordu niye saklasın gerçi beni zengin aileye verdi kendi kararı ile evcil bir hayvan gibi. Bugün Sametlere yemeğe davetliydik, bir hafta önce kendi kendilerine verilen bir kararla hayatımın geri kalanını zehir edeceğini söyleyen hiç tanımadığım bir adamla nişanlamışlardı ve bugünde nişana hasta oldukları için katılamayan anne ve babaanne ile tanışacaktık. Babam bakışları televizyona kilitlenmiş bir şekilde elinde boşalan bardağını bana uzattı. Bana bakmaya bile tenezzül etmiyordu sol elim ile çayını doldururken elimdeki parlayan altın alyansa takıldı bakışlarım hala alışamadım küçüktü ama beni tanımadığım ve daha ilk konuşmamızda beni tehdit eden a

