“O halde?” Gökçe ciğerlerine dolan kokudan uyuşmuş reflekslerini zorlukla harekete geçirerek avuç içlerini kocasının göğsüne dayadı. “Geri bas Yusuf!” Minik bir civciv kadar güzü vardı ama hala kendine direnebileceğini sanan karısına aşkla gülümsedi Yusuf. “Basmazsam?” Sesi öyle dayanılmaz çıkıyordu ki gökçenin tüyleri ürperdi. Çare yok ya kaçacak ya adamın insafına teslim olacaktı. “YA SENİN SORUNUN NE! UZAK DUR DİYYORUM NEDEN ANLAMI..” Yusuf sadece(!) kulaklarını korumak maksadıyla harekete geçtiğinde iki saniye nefessiz kaldı Gökçe. Şimdi hemen şimdi bir şey yapacaktı. Adam küçücük ellerini kocamam avuçları ile kavrayıp hareketsiz kılmasaydı.. buram buram aşk kokan gövdesini kendi titrek ve savunmasız bedeninin üzerine sermeseydi.. belki bu kadar özlemiş ve bu kadar sevilmeye muh

