"Bize gözün değil, gönlün gördüğü yürek gerek." Mevlâna Feraye İzmir'e taşınalı neredeyse bir ay olmuştu. Kerim daha geldiğimiz günün ertesinde benimle birlikte çalışacağı hastaneye gitti. Babam evrak işlerini halletmişti; o yüzden Kerim sadece imzalanması gereken yerleri imzaladı. Elimden tutup hastaneyi gezdirdi. Herkese eşim diye tanıttı. Maşallah onu da tanımayan yoktu. Hele o süslü püslü hemşire ve doktorları görünce az biraz rahatsız olmuş olabilirim. Kerim'in her gün buraya gelip bu süs bebekleri ile çalışacak olması beni biraz rahatsız etse de ben kocama güveniyordum. Melike pisliğine bir kez dönüp bakmamıştı. Ben varken de yokken de onunla ilgilenmediği için o kadar hırs yapmıştı oda bence. Benim aşkımdan gözü kimseyi görmeyen Kerim'in bunları da göreceğini sanmıyordum zaten

