BERÇEM Ben Acar’ın konuşmasını beklerken bir anda dudaklarıma yapışmasıyla donup kalmıştım. İlk öpücüğümün bir uçurum dibinde, ruh halim berbat bir haldeyken olmasını beklememiştim. Afallamıştım. Kızgın mıydım, öfkeli miydim yoksa heyecanlanmış mıydım emin değildim. Çünkü hislerim yeterince karmakarışıktı. Aklım dağınık, kalbimse kırıktı. Hazırlıksız yakalamıştı beni. İnsanın ayaklarını yerden kesen öpüşme bu muydu yani? Ya gerçekten benim kafam çok dolu ve yoğun olduğu için anlamamıştım ya da bu öpüşme ayakları yerden kesebilecek kadar iyi değildi. Kafamı dağıtmak istediğimden mi bilemedim. Acar’a kafa tutarken, onun damarına basarken ne düşünüyordum emin değilim fakat ona “sık sık düşünmeye değer mi bilemiyorum ,” diye bir cümle kurdum. Bir uçurumun kenarına beni sevdiğini söyleyen bi

