''Emir!'' Yakut, okul servisinden inen çocuğun peşinden koştururken, spor çantası sırtına çarpıp duruyordu. Evden çıkmadan önce duş aldığı için, saçları kendi halinde kurumuş, büyük dalgalar halinde kabarmıştı. Makyajı yoktu; bu sebepten kötü göründüğüne adı kadar emindi. Saat beşten beri yoldalardı ve tamamen Emir'in planlamasıyla, ikisi farklı araçlarda seyahat etmişlerdi. Yanında oturan Leyla ve bir arka koltuktaki Melis bile, yol boyu uyuklamıştı, fakat Yakut için gözlerini kapatmak zulümdü. Bahadır Hoca'yla olan konuşmalarını düşünmeye bir ara vermeliydi, bunun farkındaydı. Seni sevemiyorum diye bunun suçlusu ben miyim, dediğinde cümlenin gerçekliği yüzüne fena çarpmıştı. Çünkü aynısını, o da bir başkasına yapıyordu. Üstelik, Bahadır kıza zerre değer vermezken, Yakut için Emir hayatı

