14.BÖLÜM: "GÜNEŞ'E TUTULMUŞSUN’’

1250 Kelimeler
YİĞİT Günler Güneş’in benim suratıma bakmamasıyla benim de yeter ki benimle bir şey konuşsun da kavga etse, ağzıma sıçsa da olur diyerek peşinde dolanmamla geçiyordu. Geçen hafta kampın duyurusundan çok geçmeden tüm 12.sınıfların kabul ettiğini de duymuştuk. Şimdi ise bir hafta geçmiş ve haftanın son günündeydik. Yani yarın sabah erkenden yola çıkacaktık. Ve ben hala Güneş’e kendimi affettirememiştim. Bir haftadır suratıma bakmıyordu. Onu öptüğüm günün ertesi sabahında sırasını bile değişmişti. Başta sinir olmuştum yalan değil ama günler geçtikçe ben ne yapsam yüzüme bakmayışından artık sinir olmanın ötesini yaşıyordum. Ulan niye bakmıyor bu kız suratıma? Hayır sinirlenip rövanşını yapması gerekmez miydi? Bunun intikamını alsa gıkım çıkmaz. Ama o sessiz kalıyor. Kendini benden esirgiyordu. Bu da bana koyuyor amına koyayım çok pis hem de. Bugün Cuma olduğu için tören vardı. Zil çalmış herkes bahçeye gidiyordu. Bizimkilerle biz de az önce gelmiştik bahçeye. ‘’Ulan ben ne yapıcam ya, kız beni affetmiyor abi, ya bırak affetmeyi yüzüme dahi bakmıyor. Demin çarpışır gibi olduk hemen yanımdan kaçıp gitti. Kafasını kaldırıp da bakmadı bile.’’ Ben isyan kokan sesimle dalmıştım mevzuya. Mert hemen, ‘’Oğlum sal şu kızı be artık, inatçının tekidir zaten bilmiyor musun boş ver,’’ dedi ve devam etti. ‘’Hem dua et şikâyet etmedi seni yoksa çok uğraşırdın son senenin sonuna gelmişiz zaten, bok yeme otur,’’ Olaya cidden farklı bakıyorduk. Ben ne diyorum bu mal ne anlıyor. ‘’Etseydi abi,’’ dedim atılıp, ‘’O kadar şikâyet et dedim yok ne şikâyet etti ne geldi ağzıma sıçtı hiçbir şey yapmadı lan. Vicdanımla öylece ortada bıraktı beni,’’ diyerek yüzümü düşürdüm. Çok mutsuzum lan ben. ‘’İkinizde çok malsınız,’’ diyen Yusuf’a baktık Mertle. Yusuf Mert’e bakarak, ‘’Bu mal kıza aşık nereye boş versin?’’ derken hala anlamadın mı bakışları atıyordu. ‘’Ne?’’ Diye böğürdük Mertle beraber. Ve bahçede bize yakın olan birkaç kişi dönüp bize baktı. Biz bağırmıyoruz biliyorsunuz artık, böğürüyoruz normal yani bakmaları. ‘’Ne aşkı abi ya,’’ diye devam ettim şaşkınlığımdan sıyrılıp. Ama bi kafam çorba oldu ulan. Benim hissettiklerim aşk mıydı? Bu Yusuf böyle deyince bir tırstım lan şimdi. ‘’Lan it madem aşıksın niye aşığım demiyorsun bir haftadır kafamızı siktin Güneş de Güneş diye.’’ Mert isyanla enseme geçirdi bir tane. Lan oğlum bu çocuğun ayarlarını sikecem ha. ‘’Ulan pezevenk aşık maşık değilim pişmanım sadece ne vuruyorsun mal,’’ diyerek ben de rövanşımı yaptım. Dizine tekmeyi koydum. Rövanş önemli. ‘’Bir durun oğlum ya kedi köpek gibi yiyorsunuz birbirinizi,’’ diyen Yusuf tahammülsüzlük haykıran sesiyle. Bir an önce sigara içmek istiyordu büyük ihtimal. Biraz sonra hocalar doluşurdu o yüzden törenin bitmesini bekliyordu. Sonra da bana ciddiyetle baktı. ‘’Bak mal değneği,’’ diye giriş yapan Yusuf’a gözlerimi devirdim. Ciddiyetle bakıp böyle giriş yapmazsın da biz zaten normal değildik. Bana gözlerini açarak ve bir elini enseme atıp kafamı biraz eğerek konuşmaya devam etti. ‘’Güneş’e tutulmuşsun oğlum anladın mı? Git kıza adam gibi açıl sen de rahat et biz de. Anladın mı oğlum? Mal mal bakma lan suratıma?’’ ‘’Abi bi bırak ya,’’ diyerek ensemi kurtardım ilkin. ‘’Ne alakası varmışkine aşk maşk? Ben tutulmadım Güneş’e falan, o Güneş tutulmasıdır bir kere, Yiğit tutulması diye bir şey mi var? Salak salak konuşuyorsunuz…’’ derken salak salak konuşan bendim de neyse benim ayarlarım iyi değil şimdi. Göt korkusundan ağzıma geleni saydırdım. Aşk mı? Tövbe deyin. Ben Yusuf gibi olamam lan! O sıra da kulaklarımıza kahkaha sesleri geliyordu. Böğürtü ve kahkaha iç içe geçmiş gibiydi. Evet arkadaşlar Mert anırıyor şu an. Böğürtülerinin arasında karnını tutmuş, ‘’Harbi bu mal âşık olmuş,’’ diyerek bir de beni gösteriyordu. O işaret parmağını kırıp bir tarafına sokacam piçin. ‘’Ulan dangalak, seni altıma alır sikerim, böğüre böğüre gülüyor bir de,’’ diyerek Mert’e kafa atmak için atılınca Yusuf kafama geçirdi. ‘’Dur be oğlum sende,’’ derken beni geriye çekti. ‘’Harbiden mal değneğisin ha, daha kıza ne hissettiğinin farkında değilsin,’’ diyerek payladı beni. Mertte atıldı hemen. ‘’Kerhaneden de kovulmuştu bu salak,’’ diyerek gülmeleri daha sönmezken iyice coştu. ‘’Lan o konuyu açma demedim mi?’’ diyerek kafasına geçirdim. Kendisini benden kurtarmaya çalışıyor ama kahkahaları bitmiyordu puştun. ‘’Noldu lan ben niye bilmiyorum?’’ diye soran Yusuf’tu. Mert’i bin kere tembihlemiştim söyleme diye. Kerhane mevzundan iyice rezil olmuştum amına koyayım. Bir hafta ağzını nasıl kapattı bilmiyorum şimdi gevşekleşti. İşte en fazla bir hafta dayanabiliyor puşt. Bende de sinir stres heba olmuş başladım anlatmaya. ‘’Bu mal nasıl gidiyor öyle yerlere anlamadım, midem kalktı benim oğlan kalkmadı lan,’’ diyerek hayretle konuştum. Mert bu sıra hepten koptu aramızdan. Tüm okul bu salağa bakıyor. Hayvan mısın nesin o nasıl ses amına koyayım. Bir tane tekme salladım ama kaçtı puşt. Ben Mert’e homurdanarak söverken, Yusuf ciddiyetle, ‘’Tiksindin yani?’’ Dedi sorar gibi kaşını kaldırmış bana bakıyordu. ‘’He valla tiksindim,’’ diye cevap verdim. ‘’Bana göre değilmiş aga.’’ ‘’Ee sonra n’aptın?’’ diye sordu yine aynı mod. ‘’Abi valla benimki çalışmıyor herhâlde bir doktora gidicem,’’ diye ciddi ciddi konuşunca ben, Mert artık ayakta kalamıyor yerlere yatarak böğürerek gülmeye devam ediyordu. Bu kadar eğlenecek ne vardı lan? ‘’Lan it,’’ dedim Mert’e hitaben. ‘’Kalkmaması komik mi puşt ciddi bir şey diyoruz şurada,’’ Derken aşırı gıcık olmuştum. Devam ettim. ‘’Kalkmıyor lan harbi, acaba Güneş mi beddua etti nedir?’’ diye düşünceli bir hale büründüm. İsyanım sığmıyordu içime arkadaşlar ben çok dertliyim. Kalkmıyor lan! Beni en iyi aynı durumdan müzdarip kardeşlerim anlar. Bu Mert malı ne anlasın! Yusuf sırıtarak baktı bana. Lan bu çocuk sırıtabiliyor muydu? ‘’Bir de aşık değilim diyorsun.’’ ‘’Abi başlama gene, ben anya sen konyasın o derece alakaya maydanozsun şu an,’’ dedim huysuzca. Beni anlamıyorlardı. Çok dertliyim. ‘’Bak şimdi bir şey dicem iyi dinle,’’ diyerek beni geçiştirdi Yusuf. Mert o sıra daha sakinleşmiş Yusuf’a bakıyordu ama hala piç sırıtması yerli yerinde duruyor. ‘’Erkekler âşık olduklarında aşık olduğu kadın dışında kimseyi arzulayamazmış. Yani seninki çalışıyor oğlum, ama Güneş’e.’’ Sırıttı bana piç. Yusuf oğlum gülmediğin kadar gülüyorsun şu an. Ulan o kadar mı vahim durumum? ‘’Ulan ne bahtsız adamsın,’’ diyen Mert yine anırarak kahkahayı bastı. Ona yüzümü buruşturdum. ‘’Nasıl ya ne alakası var abi Güneşle,’’ diye homurdanırken kafam çorba olmuştu. Gayri ihtiyari kafamı eğip benimkine baktım. ‘’Güneş enerjisiyle mi çalışıyorsun lan?’’ diye sorarken ne yaptığımdan pek haberim yok gibiydi. Bana cevap vermesini istediğim şey bir organdı evet. Ama organ deyip geçmeyin sizi ele geçirdi mi beyninizi siker atar öyle bir şey. O yüzden şu an bana bir cevap vermeliydi. Ama onun yerine Mert böğürdü yine. Pis kahkahası artık okulun dışına da çıkmış olabilir. ‘’Ulan iyi ki aşık değilim ha, işin yoksa şimdi Güneş’e git, o da sana nah verir,’’ diyen mal değneği bana zaten zar zor konuşuyor gülmelerinin arasından bir de hareket çekiyor puşta bak. ‘’Oğlum seni sikecem yettin ha pezevenk gel lan buraya,’’ diye kaçan Mert’in peşine atıldım. Şu an ağzını yüzünü dağıtmazsam bana uyku haramdı. Ben koşarken Yusuf da bize sırıtıyordu. Bahçe dolmaya başladığından kalabalıkların arasından sıvışan Mert’e, ‘’Lan seni yakaladığımda bağırta bağırta sikicem,’’ diye kükrerken, millet de bize bakıp gülüyordu. ‘’Ne var lan gülünecek sirk sanki amına koyayım,’’ diye kafamı sallarken Yusuf’un yanına doğru rotamı değiştirdim. Nasılsa gelirdi iki dakikaya yanımıza puşt. Yusuf dalgın dalgın bir yere bakıyor elinde çağmağı ve bir dal sigarasını tutuyordu. Demin bize sırıtan Yusuf bir an da yok olmuş yine eski haline dönmüştü. Baktığı yere bende baktığımda Yaren elinde kitabı bir şey okuyup gülüyordu. Ben biraz daha Yusuf’a yaklaşınca Yaren’in güldüğü kişi de görüş açıma girmişti. Erkek arkadaşıydı. 12 B’den İlker Yamaç. Yusuf’a dönüp elimi omzuna koyup sıktım. Artık hoca falan umurunda değildi. Sigarayı yakmış ve içine dumanı çekerken mırıldanır gibi konuştu. ‘’Sen benim gibi geç kalma sevdiğine kardeşim.’’
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE