"🔥öfkenin ateşi🔥"

2673 Kelimeler
Sabah erkenden kalktım dişlerimi fırçaladığım sırada kafamda düşmanlarımı gözden geçiriyordum,benim düşmanlarımın yarıdan çoğu bana Benjamin yüzünden nefret ediyordu. Onun "kuklası" ve " ölüm silahı" gibi bana bir çok lakap takılmıştı,eğer Benjamin öldüyse ve onu öldürenler bu seferde benim peşimdelerse bunu anlaya bilirdim,ama bu Reynold yüzündende ola bilirdi,belki de hiç biri sadece beni Nicklaus yüzünden öldürmek istiyorlar,sonuçta onu sevenlerin çoğu şuan bana düşman olmuştu . -ahğğğğ ağzımdakı macunu tükürdüm ve sudan bir yudum aldım,o an birşey hatırladım yaptığım herşeyi bırakıp ,üstümü giydim koşarak merdivenleri indim kapıda Rozaliyi gördüm -Bayan Rebekka ,bende size gidiyordum kahvaltı hazır Bay Benjamin sizi masaya bekliyor. -tamam geliyorum Oturduğum andan Benjaminin bakışlarını benden ayırmadığını gördüm.Bense birşey yokmuş gibi meyve suyumu aldım ve bir kurovasanla kahvaltımı afiyetle yaptım -görüyorum artık iyisin ? -iyi olmasam bile hiç birşey değişmeyecek bu yüzden evet artık pozitivim,baksana hava çok güzel ve bu gün senin istediğim hediyeyi bana vermen lazım ( gerçekte ben Benjaminin zamanında hiç bir şey istememiştim ,sadece bunu deneme amaçlı yapıyordum) -ne hediyyesi? -yani unuttun,çok yazık bende sana artık bir şans tanıyacaktım ,gerek olmadığını düşünüyorum ,baksana sen benim hangi rengte nasıl bir kiyafet istediğimi bile unutmuşsun Kahvltıdan sonra Benjamin işlerim var dedi evden ayrıldı ve ben artık peşimdeki adamlar yüzünden onu takip edemeyeceğimi iyi biliyordum,zaten bu gün evde daha önemki işlerim vardı. Ben odama döndüğümde kiyafetlerimin arasında sakladığım Kiaradan aldığım bıçağımı çıkardım ve Rozaliyi odama çağırdım,madem delirdiğimi söylediler şimdi gerçek bir deli neler yapar bunu görüceklerdi. -beni mi çağırdınız efendim -evet ,kapıyı kapat Rozali elimde oynattığım bir bıçağa ,birde sürekli salladığım bacağıma bakıyordu ,emin olduğum benim öfkeli olduğumu bildiği için o da tedirgindi. -Rozali beni o gün kim getirdi? -dedim ya efendim özel tim bulmiş... O konuşmaya devam ederken ben bıçağı kaldırıp masaya daha sert batırdım -Rozali çoçukların var mı? -2 tane -onlar şimdi nerde ? -Lastven şehrinde üniversite okuyorlar. -yazık değil mi onları tam sınav zamanı buraya çağırmak,bu onları tüm derslerden geri kalması anlamına geliyor -ben anlamıyorum Ben yerimden kaktığım gibi bıçağı kadının boğazına diredim -hiç merak etme ben şimdi hepsini güzelce anlatacağım,o gün beni kim getirdi? -benn ben bilmiyorum -demek bilmiyorsun Rozali kaç yıldır burdasın? -15 yıldır .... -epey olmuş bak şimdi burda ölmen 15 yıla yazık değil mi,benim dövüşlerde ismim neydi biliyormusun" keskin ölüm " çünkü bu bıçak çok insanın kanını tatmıştır,siz yalanlarınızla o kadını geri getirdiniz Bıçağı onun boğazında gezdirdim -sence hangi damarı kesmeliyim ,kısa süreli ölüm mü ,yoksa...... -anlatacağım lütfen beni öldürmeyin ,sizi Benjamin getirdi ve uyandığınızda söylemem gerekenleri anlattı. -güzel ,şimdi kiyafetlerim nerde? -Benjamin onları ve üstü çizik olan bir kitabı kendi odasındakı dolapta saklıyor **** Benjaminin odasındakı dolabı açmak şifre gerektiriyordu.Ben Kiarayı aradım ve onun arkadaşı Ritik'den yardım istedim sonunda dolabın kapısı açıktı ben broş dahil tüm eşyalarımı aldım,ama malesef sağlam hiçbir cihaz yoktu,adam hepsini kırmıştı,ben sadece aralarından günlüğümün sağlam olduğunu fark ettim,resim ,not hepsi olduğu gibi yerindeydi.Arkamı döndüğümde Rozali artık odada değildi,eminim olanları şuan Benjamine yetiştiriyordu. Ben koşarak odama gittim ve dün geceki çantamı aldım,hızlı adımlarla mezarlıktakı gizli laboratuvara gittim.Biliyordum ki,Benjaminin geri dönmesi an meselesiydi ve ben son hazırlıklarımı bitirmeliydim ,az sonra ateşten havai fişek gösterisi düzenleyecektim Kapıdakı şifreyi Ritikin yardımıyla yeniden yapılandırdım ,öyleki Benjamin içeri girdikten sonra kapılar üç saat için kapanacaktı.Ben onun kim olduğunu bilmesem bile onun da burdan kaçışı olmayacaktı madem ölmemi bu kadar çok istiyor,bana eşlik etmesinde bir sakıncada yoktu.Son kez Reynolda uzun bir mesaj gönderdim -Reynold beni peşinden gönderdiğin Benjamin çoktan ölmüş,ama bunu öğrendiğim andan onun yerindeki sahtekar,beni ilaçlarla delirtmeye çalıştı 3 saat sonra onun kimliğini çözeceğim,ama önemi olmayacak onu kendi elimle öldüreceğim.Benjaminin cesedini nerde saklıyor bilmiyorum ,Sadece senden tek bir ricam var ben o kötülüğü sonunda durdurucam,sende Albinaya iyi bak (başka şey söyleyemedim ,sonuç olarak onlar benim hastalığımı bilmiyorlardı,benim de Albinaya bırakacağım hiç bir kayıt onu sevindirmeyecekti,ama benim dünyam zaten karanlıktı ,bunu onun dünyasına götüremezdim) Oda da dolaşmaya başladım birden bilgisayarda alarm çaldı,Benjamin kapıdaydı,ben kapının sol tarafındakı küçük düğmeye bastım -içeri senin dışında kimse gelmesin -o adamlarına birşeyler söyledi sonra "tamam " dedi ve ben kapıyı açtım ve sabah Benjaminin odasından aldığım tabancayı da onun kafasına dayadım,o içeri girince demir kapı kapandı ve taymer kırmızı ışıkla aktiv hale geldi artık 3 saat boyunca burdan çıkmamız imkansızdı. -Rebekka sakin ol,hadi bunu konuşalım eminim -SUS!!! Ellerini uzat yoksa vururum Önce yere oturmasını söyledim , kendi elleriyle ayaklarını bağladı ,sonra hapishanede kullanılan elektrik kelepçeleri koluna taktım -tüm bunları nerden buldun diye sormayacam ,benim tanıdığım Rebekka herşeyi yapar -nedense bunları senin için söyleyemiyorum,çünkü seni tanımıyorum,ama az kaldı. Hadi artık Benjamini neden öldürdün söyle ? O gülmeğe başladı -acaba seni zeki olduğun için mi çok beğeniyorum , yoksa......... hmmm ama bu kadar Benjamini düşünmen beni üzüyor -gülmeği kes düşünmek mi, onu ben öldürecektim ama sen işlerimi mahv ettin,şimdi 3 saat dolduğunda burda ne olacak biliyormusun o duvardakı büyük bidonu görüyormusun onun yanında küçük bir ısıtıcı var,saat dolduğunda o aktiv hale gelecek ,ve bidonun içindeki 3 küçük kutudakı sıvılar içeride patlama ve yangın çıkaracak,nasıl güzel mi? O şimdi bir bana birde duvardakı saate baktı -Rebekka çıldırdın mı ,bunun sonucu ikimizde öleceğiz bunu neden yapıyorsun, sen bir katil değilsin. -bak beni tanımıyorsun işte,ben tam da bir katilim ,şimdi söyle sen gerçekte kimsin,Benjamini neden öldürdün? A bir saniye Ben ayağa kalktım çantamdakı raporu çıkardım -ve yine hayal gördün hikayelerine başlama ben doku testi yaptırdım ve biliyorum ki ,ben,bileğimdeki çizikleri düşerken değil kendim yapmıştım . -benim anlamadığım sen dün Reynoldla görüşmedin ve bunları kısa sürede nasıl öğrendin,ama senin isminin neden aklıma kazındığını şimdi biliyorum Ben daha fazla duramadım ona bir tokat attım -artık benim istediğim konuya gel -ha sen Benjamini diyorsun,ama bunu öğrenmek için bir tokat yetmez ,keşke en baştan benim işlerime o güzel burnunu sokmasaydın,sonumuz böyle olmazdı.Bir kere de beni dinleyemezmisin?! Artık sinirden çıldırmış gibiydim ,adam sanki beni tanıyor gibi ne sorarsam alaycı konuşuyordu.Bende olayın ciddiyetini anlasın diye bıçağı masadan aldım -çabuk bana kim olduğunu söyle bunu nasıl yapıyorsun? Az önce üstünü aradığımda yüz değiştirici kalemi bulamamıştım ,bu yüzden büyük hayal kırıklığı yaşıyordum şuan Ama onun bütün söylediklerime karşı sırıtması ,beni daha da sinir ediyordu. - tamam zaten 3 saatın sonunda ikimizde öleceğiz ,bekleyelim bakalım . -ne çabuk pes ettin ,e hani gösterinin işkencesi nerde? kırbac , testere falan .........? yoksa parmaklarımdan mı başlamak istersin,yüzük olan parmağım dışında hepsi senin, tamam sen birşey yapmıyorsun, peki hediyyeni sormayacakmısın? -hayır Dedim ve bilgisayarımdakı mesaja bakmak için ayağa kalktım,tam o an ben onun ceketinin iç cebinden birşey çıkarmaya çalıştığını fark ettim ve bıçağı ona fırlattım ,bıçak eline battığı için o elini geri çektı ,ben bilgisayarı bırakıp, ona yaklaştım -ahhhh bu acıttı. -aklından ne geçiyor,cebinde birşey mi saklıyorsun? Şimdi dikkatlice kanlı eline baktığımda orda bir flüar gördüm ,ama bu bana hiç yabancı değildi.Bizim evliliğimizden sonrakı gün Nicklaus bana tıpkı ona benzeyen bir flüar almıştı ,ama sonrasında onu ve beni hafıza siliciye götürmüşlerdi. Ben hafızam yerine geldikten sonra bazı kiçik detayları ,ona ait herşeyi hatırlarken bu flüarıda hatırlamıştım. Bir anlık duygulandım ama hemen gözlerimi kapattım ve derinden nefes aldım. -bak bunu Benjaminin odasından aldım,sana hediye verecektim,ama görüyorum sen böyle şeylere değer vermiyorsun. O diğer eliyle bıçağı çıkardı ve benim arkamdakı ,odanın sıcaklığını kontrol eden biligisayara fırlattı. -sennn ne yapıyorsun -ben senin gibi ,boşu boşuna insanlara zarar vermiyorum,sadece Reynoldun sana bıraktığı oyuncukları sevmedim ,işte onları temizliyorum . O,bir anda ayağa kalktı ,ben bilgisayara o kadar odaklanmıştım ki,onun kelepçeden kurtulduğunu bile fark etmemiştim.Gözlerim bir kaç adım uzaklıktakı tabancayı aradı ,onun gördüğüm an almak için öne atıldım,o da bunu fark etti . İkimizde silahı önce almak için herşeyi yapacaktık.Turnuva zamanı Nicklaus benim sürekli saldırılarımın bana başarı getirmediğini söyler,aylarca bana "en iyi saldırı savunma"dır derdi.Şimdi karşımdakı insanın benim tüm saldırılarıma karşı savunmadan dışarı çıkmaması ,benim kafamdakı bazı sorulara netlik kazandırmıştı.Karşımdakı turnuvadan biriydi ve orda bana karşı çok az kişi kazanma şansına sahipti.Takım kaptanları ve Nicklaus ama o ........ dilim varmıyordu. Ama o yok ve yeşil ve maviyi de listeden çıkarırsam ,geriye kalan takımların beni sevmemeleri için bir çok neden vardı.Eğer bu onlardan biriyse neden sürekli savunma yapıyor,saldırmıyor?.......ben yine masadan destek alarak onun kafasına bir tekme attım ama o yine kendini savundu ,kaç kez saldırdıysam o hep bir adım benden öndeydi. Tam o sırada o eğildi ve yerden az önce kırdığımız lambanın arkasındakı demir sopayı alınca ben ,onun üzerine atladım ,yerde biraz boğuştuktan sonra ben bıçağı aldım ,ama kendime gelemeden onun itmesi sonrası ben içinde deneylere ait cam boruların olduğu dolaba çarptım ve uzanarak tabancayı aldım. Ama "Rici dikkat et" deyince ,ben aslında onun bana demir sopayı fırlattığını gördüm ve ani panikle elimdeki silahın tetiğine bastım patladı ,demir masanın diğer tarafındakı adam yere düştü ,ben bir elime birde az önce masanın başında duran adamın yok oluşunu izledim.Kendimi haklı çıkarmak için onun bana fırlattığı sopayı aradım.Sopa üstüme devrilmek üzere olan dolabın düşmesini engellemişti durdum,eğer o benim üstüme düşseydi demirin ağırlığı yüzünden ölmesem bile ciddi hasarlar ala bilirdim.Meğerse o beni kurtarmaya çalışıyormuş,Titrek ellerimle masadan destek aldım,onun olduğu tarafa gittiğimde yüzünde sürekli birşeyler değişiyordu ,en sonunda onun omuzunda küçük patlama duydum. Ve gördüyüm son manzara beni bitirmeye yetmişti ,şimdide karşımda ...Nicklausun yüzüydü. -yoo haayır bunu yapma, ne olur onun yüzünü kullanma ölürken bile bana acı mı çektirmek istiyorsun ,ama o olmaz! Ben onun ölümünü tekrardan yaşayamam . Ağlayarak yıkıla kalka adama doğru gittim,onun elleriyle karın bölgesini tuttuğunu görünce,onu vurduğumu anladım ,ve galiba yüz değiştiriciye de zarar vermiştim,ama bu onun yakasına yapışmama engel değildi. -aşağlık ,neden beni kurtardın? onun suratı bunu neden yapıyorsun ha o çok kısık sesle konuştu. -hala anlamadın mı ,sen şuan gerçek kişiyle konuşuyorsun -yalan bu bir yalan ,Benjamin onu öldürdü,hemde benim gözlerimin önünde Dedim ve parmağım onun gömleğine gitti.Gömleğinin düğmesini açınca ,eskiden kurşun geçirmez denilen kiyafet giydiğini gördüm ,ama kiyafet biraz farklıydı üstünde bir çok düğme bulunan kiyafet biraz da dalgıc kiyafetine beniyordu ve şuan kurşun yüzünden hasar görmüştü. O ,Rebekkanı bir anda kendine çekti ve ufak bir gülümsemeyle onay alıyormuş gibi onun gözlerine baktı.Rebekka daha olayı çözmeye çalışırken dudaklarında soğuk birşey hiss etti,Nicklaus onun dudaklarından sanki yılların özlemine,hırsına,öfkesine karşı iyileştirici melhem alıyormuş gibi öpüyordu.Rebekka kurtulmaya çalışıyordu,ama adamın Rebekkanın bıçağı yüzünden yaralanmış eli bile kan damlamasına aldırmadan Rebekkanın yüzünü sımsıkı tutuyordu Rebekka onun kurşun yarasına sert yumruk vurunca adam onu istemsizce de olsa bırakmak zorunda kaldı -şimdi de onun yerine mi geçmeye çalışıyorsun,hemen şu kiyafeti çıkar onun sayesinde yüz değişimi yaptığını biliyorum O yine prmaklarını yarasına götürdü,herşeyi unutmuşsun ,peki ya bunu ,o diğer eliyle Rebekkanın dudağını işare etti. -tamam ,sen kazandın,çıkarıyorum O,kiyafetini çıkarırken acıdan kıvranıyordu,onun fazla kan kaybettiği yüzünden belliydi,ama adam hala gülümsüyordu. -sen zaten bana ateş ederek mekanizmanı bozdun,al çok istediğin kiyafeti ,ama istesen de benim ben olduğum gerçeğini değiştiremeyeceksin Belki bu kadar kanıt yetmedi sana o sinirle Rebekkanın elini göğüsündeki "R" harfinin üstüne koydu,ne dersin belki bu da sahtedir. Kiyafetini çıkardığı andan Rebekka onun gerçekliğini kabul etmeye çalışıyordu,ama o patlama yine gözünün önüne gelmişti ,Nick ordan nasıl kurtulmuştu bu sorular onun içini kemirirken adamın onun elini "R" harfinin üstüne götürdüğünü fark etti. Ve sanki onunla birlikte Nicklausun son ana kadar Siyayı bırakmaması yüzünden ona olan öfkei de geri gelmişti.Sert bir surat alan Rebekka ona baktı -ordan nasıl kurtuldun,ben yangın sonrası ,parmağında yüzükleri olan bir kadın ve erkeğe ait kalıntıların bulunduğunu biliyorum. O elini havaya kaldırdı ve parmağındakı yüzüğü işaret etti bu yüzükten mi,şimdi onu senin parmağına takarsam ,sen Nicklaus mu oluyorsun. -ne bitmeyen bir Siya ,hala onun yüzüğünü taşıyorsun -ben konumuzun yangındakı kanıtlar olduğunu sanıyordum,her neyse ben asla kadınların düşüncelerini çözemedim,ama madem yine bir soru sorduun al bak Acı çekiyordu suratı gergindi,sürekli dişlerini sıkması bunun kanıtıydı ara ara öksürüyordu ,ama gözleri sevgiyle bakıyordu,sanki karşısındakı kadın onu az önce vuran kişi değildi. O parmağındakı yüzüğü çıkarmaya çalışıyordu.Rebekka da tam tersi istemiyorum diyerek,orda olan ismi görmekten korkuyordu.Nicklaus kanlı yüzüğü Rebekkanın eline bıraktı -bi zahmet okurken temizlersin ,eski eşimin benim elimi bıçakla deleceğini bilmiyordum da Yüzüğü eline alan Rebekka onun içinde olan yazıyı "Ricciden çapkın Nicklaus"a yazısını ( bunu yüzük yaptırırken öyle olmasını Rebekka kendi söylemişti, Nicklausta "tamam lütfen öyle de yapın ,karımın çoçuk gibi sevinmesini bozmak istemiyorum demişti) görünce Rebekka yüzüğü ona geri verdi ve elini burnuna götürdü ,hastalığı kendini göstermişti ve bunu Nicklaus görmesin diye yüzünü yana çevirdi -bana bu kadar değer veriyorsan neden beni öldürmeyi planlıyordun? -öyle birşey olmadı,beni uzun zamandır takip ettiğini bilmediğimi mi sanıyorsun ,sadece seni durdurmadım çünkü Reynoldun planlarımı mahv etmesini istemedim ve senin ona gönderdiğin tüm bilgiler aslında benim sana müsade ettiğim kadardı.Senin benim arabamın arkasında saklandığından da ,sinek kamerandan da hepsinden haberim vardı ,bir tek senin Benjaminin cesedini sakladığım odayı bulacağını düşünmemiştim,orda benden öne geçtin -bak işte kendin itiraf ettin demek ki hastalığımı da bu yüzden benden sakladın ,planın neydi doğruyu söyle sessizce benden de mi kurtulmak Bunu söylediğimde Nicklausun o kadar yaraya rağmen bir anda benim karşımda duracağını bilmiyordum.O benim burnumu tuttuğum eli kendine çekti ve ben şaşkınlıkla ona döndüm . -neden burnun kanıyor,ne hastalığından bahs ediyorsun,senin daha yeni hastanede kontrollerin yapılmadı mı? -haberin yokmuş gibi davranma,bak şu gördüğün kan benim ölüm habercim, ben ölüyorum anladın mı ? Bu tuzakları da bu yüzden yaptım ,malesef Benjamini artık öldüremem ama burda başka birini bekliyordum, benimle senin öleceğini düşünmemiştim,şimdi müsadenle kolumu bırak ,bilgisayarın taymerini kapatacağım .Senin burda benimle ölmen planlarıma girmiyor. Ama o hala bırakmıyordu kısık sesle birşeyler dedi ,Rebekka ne dediğini anlamak için ona birazda yaklaştı -tedavi ,mutlaka bir tedavisi olmalı -evet var ,ama ben istemiyorum ,benden kurtulmayı istemiyormuydun al sana fırsat -evet başta ,seninde herkes gibi bana ihanet ettiğini düşünüyordum, ,hele o evlilik kağıdını imzalaman (aslında Benjamin bunu Nicklausun canını yakmak için söylemişti,Rebekkanın zaten evli olduğunu ve Nicklaus ölmediği sürece onunla evlenme şansının olmadığını da biliyordu)bu yüzden sana kimliğimi açıklamadım,ama Benjaminle Reynoldun bu güne kadar yaptıkları tüm kötülükleri öğrendim. Hala sana kızgınım,sende kötüleri kendine çeken bir manyetik cihaz filan mı var?Ben Benjaminden kurtulursan kendi hayatını yaşarsın diye düşünüyordum ama yok.Sen mutlaka yeni bir maceraya atlarsın Neden Reynoldla çalışmaya karar verdin,onun iyi biri mi olduğunu düşünüyorsun?Adam kendi oğluna acımadı ,sana mı acıyacak? -Ama Albina kardeşimin kızı onu o kurtarmış -neden kurtardı biliyormusun zamanı geldiğinde seni kullana bilsin diye,şimdi zamanı değil ama burdan kurtulursak ,birgün sana tüm bildiklerimi anlatacağım. -Onu bu kadar iyi tanıdığını bilmiyordum -hemde anlayamayacağın kadar yakından tanıyorum,onun iyi biri olduğunu düşünsem neden düşmanımın yüzüyle aylarca dolaşmaya devam ediyordum ,istersen bunu bi düşün,şimdi şu oyuncaklarını kapat ,yoksa belki sen değil ama ben burda öleceğim -üzgünüm tamam Hızlıca düğmeleri kapattım ,ama kavga sırasında bazı cihazlar hasar görmüştü ve şuan bazıları alev almıştı. -Nick galiba burdan çıkamıyacağız ,bazı sistemler hasarlı -bunu anlamalıydım ,onlarda senin öfken gibi, geri dönüş kapısı yok,hadi bana yardım et içerdeki odaya gidelim. -ama orası camdan bizi kurtaramaz ki -sen beni dinle ,şuan yaşamak istiyorsak son umudumuz orası,hadi Rebekka Nicklausun koluna girdi ,içerdeki odaya götürdü .Bu küçük odanın duvarları camdandı ve sadece sol tarafta küçük bir hasta yatağı vardı .Rebekka Nicklausu oraya yatırdı ,odanın kapısını kapattı ve etraftakı kutularda birşeyler aradı. -Rebekka şuan orda ateşin hasarını önlemek için birşey bulamazsın ,bunu biliyorsun değil mi? -ama kanı durdurmak için birşey bula bilirim -şuan ölmek üzere olduğumuzu düşününce sence de bu ufak bir sorun değil mi? -sus artık,ha şanslıymışsın bak yarayı kapatmak için gazlı bez ve PAD buldum İlk yardımı yaptım ama saat dolmak üzereydi ,ikimizde ölümün eşiğinde olduğumuzun farkındaydık Ben Nicklausun oturduğu yatağın yanına gittim ,hala onun yaşadığına ve şuan bile olsa benim yanımda olduğuna inanamıyordum .O bıçak yarası yüzünden sargılı eliyle benim kolumdan tuttu ve yanında oturmağımı söyledi . -Ricci bak ne diyorum biliyormusun biz artık bunu bir gelenek halinden çıkarsak mı, seninle ne zaman bir araya gelsek sürekli bir aksiyon yaşıyoruz. -eğer burdan kurtulmayı başarırsak ,uzun bir süre görüşmeyelim ne dersin? -haklısın , biraz kendimize gelmemiz şart,normal insanların yaşayamayacağı çok şey yaşadık -sence biz normalmıydık, bir katil ve hafıza kaybı yaşayan bir çılgın -hayır çılgın değil ben kendimi, öğrendiklerimden sonra "Frankensteyn" gibi görüyorum O gülümsüyordu ve kollarına bakıyordu.Ama Rebekka bunun aslında ona nasıl acı verdiyini iyi anlıyordu. -Üzgünüm ,ben biraz biliyorum.... yani hikayeni...... -demek seni yeterince uzak tutamamışım ,ama şuan bu konuyu kapatalım .Son ra konu.... Sözünü bitiremedi kulakları sağır edecek alarm çalıştı,bu sürenin dolduğunu açıklıyordu.Bunu fark eden Nicklaus Rebekkayı kendisiyle beraber yatağa itti ve yandakı uzun Nomex, kevlardan yapılmış battaniyeni üstlerine örttü.Rebekka battaniyeni Nicklausun ne zaman aldığını bile bilmiyordu. İşte o an büyük bir patlama sesi duyuldu .Reynold ve yanındakı adamlar Rebekkanın mesajını aldıktan hemen sonra Benjaminin evine gitmişlerdi.Reynold şuan çok gergindi eğer Benjamin öldüyse demek ki, karşısındakı ondan da zeki biriydi .Ama evde kimse yoktu ,işte tam da o an mezarlıkta büyük bir patlama yaşandı
Yeni kullanıcılar için ücretsiz okuma
Uygulamayı indirmek için tara
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Yazar
  • chap_listİçindekiler
  • likeEKLE