-ben çıldırmış olmalıyım,aklımı kaçırdım,evet evet akşam ilaç alırken dozunu kaçırmış olmalıyım yoksa bu mümkün değil,böyle birşey olamaz çünkü o adam ,bir yılda sürekli gördüğüm adam ,konuştuğum,onu öldürmek için planlar yaptığım adam burdaysa ,sevdiğim adamı öldürdükten sonra evinde yaşadığım adam kimdi ,olaaamaz Rebekka kendine gel yine rüya görüyorsun uyan !
Rebekka odada aklını kaçırmış deli gibi dolaştıktan sonra bir kaç kez cesetin olduğu makineyi açmaya çalıştı,ama başarılı olamadı, dinleme cihazı ve kamerada çalışmıyordu.Merdivenleri koşarak kapıya gitti,az önce geldiği kapı kapalıydı.Yanda şifre isteyen küçük mekanizmaya birçok şifre yazdı olmadı,kapı bir türlü açılmadı Rebekka odanın soğukluğunu yalnız ciğerlerinde değil tüm vücudunda hiss etmeye başlamıştı.
-bilmiyorum sen sadece kafamın uydurduğu bir halüsinasyonmusun yoksa gerçek ,fark etmez ya öyle ya da böyle yinede seninle aynı yerdeyim.Heyy Benjamin mutlumusun artık ,
bak bende burda kimsenin yardımıma koşmayacağı karanlık yerde seninle bir geberip gideceğim.
Soğuk ve soğukla birlikte gelen tuhaf bir uyku ,
hayır uyumamam gerekiyor yoksa donacağım ,hayır
Bu yüzden kolumdakı tahta işlemeli bilekliğin demir ucuyla diğer bileğime çizikler yaptım ,canımı çok acıtsa bile donarak ölmekten iyiydi.Gözlerim kapanırken yukarıdan merdivenlerden bir ışık gördüm.
Gözlerimi açtığımda odamdayım ,ve burnuma Rozalinin masaya bıraktığı çorbanın kokusu geliyordu.Rozali benim uyandığımı görüp Benjamini çağırdı
dur dur ama Benjamin ölmüştü bunu kendi gözlerimle görmüştüm.Demek ki ,Rozalinin arkasından odama giren asla gerçek Benjamin olamazdı.Ben kafamın dönmesine aldırmadan bana çorbayı getiren Rozaliyi ittim ve ayağa kalktığım an masadakı meyve bıçağını elime aldım
-bu şaka mı ,ben herşeyi kendi gözlerimle gördüm Benjamin ölmüştü !!! Sen kimsin ,neden hala Benjamini taklit ediyorsun?
O bana doğru bir kaç adım atmaya çalıştı
-yaklaşma ! Yaklaşma dedim !
-tamam Bekka sakin ol ,bak burdan konuşalım tamam mı ,hadi o bıçağı bırak ,geçirdiğin kaza yüzünden ne dediğini bilmiyorsun bak kendine zarar vereceksin
-sen ne saçmalıyorsun ne kazası,ben kaza falan geçirmedim,ben senin gizli yerde neler yaptığını öğrendim,bak bana Benjamini ne zaman öldürdüğünü anlata bilirsin sana kızmayacağım söz
fazla stress , korku,endişe Rebekkayı tamamen ele geçirmişti,elleri titriyor ,bir deli gibi gülümsemeye çalışıyordu.
Rozali onun bu halini görünce efendim haklıymışsınız,kız gerçektende yuvarlanırken kafasını kötü çarpmış,bayan Rebekka lütfen bıçağı indirin siz dün yürüyüş yaparken ,yükseklikten düştünüz,arama timi sizi bu gün sabah ormanda buldu .Doktor kısa bir hafıza kaybı yaşaya bilirsiniz demişti.
İşte tam o an ben dünü düşünmeye başladım ,bu ne zaman olmuştu,ben ne zamandan beri artık kendi gördüklerime de şüphe etmeye başlamıştım,bu mümkün mü beynimin de bana bir gün ihanet edeceğini asla düşünemezdim.Belki de o da haklıydı kaç zorluk ve acımasızlığa karşı susmak zorunda kalmıştım ,böylece herkesten çok kendi zihnime acı çektirmiştim .
Kafamı tuttum ve yere oturdum,Rozali ve Benjamin ve ya her kimse sürekli birşeyler diyordu ama ben duymuyordum ,kolumda dün bıraktığım çizikleri bile benim değil ağaçların arasında yuvarlandığım zaman olduğunu söylüyorlardı.
-çıkın odamdan defooolun.
Onlar odadan çıktıktan sonra dünü ve bugünü tekrar düşündüm ,ama bir türlü olmadı ben gittiğim yere ait hiç bir ipucu bulamadım ve pes ettim. Kiyafet ,broş hepsi mi hayal ürünüydü.
Derler ya bir insana sürekli hastasın dersen sonunda o hasta olurmuş .Acaba bende mi öyleydim.O gece ben uyuyamadım sürekli o soğuk karanlık odada Benjamine ait cesedin yanı başında olduğumu gördüm .Sabah erkenden Benjamine arkadaşım Rufia ile buluşmak için evden ayrılacağımı söyledim. Galiba o da psikoloji sorunlardan dolayı gittiğimi biliyordu.
-Rufa acil yardımına ihtiyacım var dedim ve odasına geçtim,camdan dışarı baktığımda peşime adam taktığını fark ettim,bu o demekti ki evden ayrılmam şuan hiç iyi değildi.
-artık ne olduğunu söyleyecekmisin,telefonda sesin çok kötüydü birşey sormaya cesaret edemedim.Ne oldu neden bu haldesin hiç uyumadın mı göz altı şişlerin ve göz bebeklerinin kızarması ağladığını söylüyor.
-Rufa durum çok daha vahim,ben gerçekle hayali ayırt edemez oldum.
-bu şaka mı ? Sen ciddimisin? Asla inanmam ,herkes aklını kaçırar ama sen değil,birşeyi söylediğinde bile onun gerçeklere dayalı kanıtlarını bulduğun için söylersin.Bak ne diyeceğim bir doktora görünmeye ne dersin?
-ama ben yeni hastaneden ayrıldım,doktor bana ciddi birşeyimin olmadığını söyledi.Ara sıra burun kanaması ve baygınlık dışında iyiyim
- dur sen baygınlığı anlamsız birşey mi sandın,Rebekka bunu Benjamin yapmış olmasın?Sonuçta onun evinde yaşıyorsun,o herşeyi yapabilecek bir manyak
-ama bunu yapmak için artık bir sebep yok ki,tabi.....eğer benim Reynold için çalıştığımı öğrenmediyse.
-hadi aşağı kata iniyoruz,madem peşine adam taktı ,bizde evden ayrılmadan neyin var öyreniriz
-Rufa evinin altında bir hastane mi var?
-yok ama özel projeleri ve biliyorsun bacak ve kol dokumalarını üreten aparatlarla çalışıyoruz,bende bazılarını aşağı katta yerleştirdim.
-ya doktor?
-önce testleri yapalım,gerekirse doktor arkadaşlarla da video bağlantı yaratırız.
Yine bir cihaz yine ben ,belki de bu hayatta en çok zamanım onlarla geçti.
Kiyafetlerimi çıkarırken ,kolumdakı izler,yaralarım bana geçmişteki günlerimi bir film şeridi gibi gözlerimin önüne sermişti.Daha kaç kere ben düşüp kalkacaktım,şuan delirmiş olsam bile şikayet edemem benim yerime kim olsaydı en başta çıldırırdı .Belki de kimse olmasa bile kendim omuzuma ufaktan vurup"iyi dayandın" söylemeliydim .
Makinenin içinde bir kaç dakika bekledim benim analizimi tamamlamasını bekledim .
Orda işimiz bitince bilgisayarın ekranına doğru giderken Rufanın ekranda birşeyler okurken nasıl yüzünün düştüğünü gördüm
Bende ekrana eğildim
Hidrosefali, aşırı beyin omurilik sıvısının (BOS) beyindeki boşluklarda birikmesi ve kafa içindeki basıncı artırması durumudur,hasta şuan son aşamada sıvının siyah olması tedavisinin acilen yapılması gerektiği anlamına geliyor .
Beyinin sol tarafındaysa kuruma ve GİA belirtilerinin olduğu tespit edildi .
Ben yazılanlara çok fazla anlam yüklemedim ama Rufanın hızlı bir şekilde birilerini araması ve raporları ona göndermesi sonucu ben işin ciddiyetini anladım.
-Rufa biraz sakin olsana seni gören birkaç güne öleceğimi sanar
-Rebekka öyle konuşma zaten duruma bakılırsa ,dalga geçilesi zaman değil.
O sırada doktorun görüntüsü ekrana gelince Rufa bana baktı.Sanki soruyu özel olarak sormak istiyordu,bense şakaları bir kenara bıraktım ve ciddi bir şekilde içimi kemiren soruyu sordum
-ne kadar ......
devamını sormaya cesaretim yetmedi.
-Rebekka en son ne zaman doktor gözetimindeydin ?
-bir kaç hafta önce ,ama doktor ciddi birşeyim yok demişti
-doktor bu hatayı nasıl yaptı,sizin hastalığınız son etapta 2 ay içinde söylediğim tedaviyi alamazsanız, durumunuz git gide daha da kötüleşir.Önce sıvını almamız gerekiyor sonra doktor gözetiminde bir kaç hafta kurumanı tedavi etmesi için beyin makinesinde uyumanız gerekecek.
-ya tedaviyi kabul etmezsem?
-sonunda öle bilirsiniz ,size şöyle söyleyim son 7 ay sizin için son fırsattır ,burun kanaması ,mide bulantısı ,bayılma durumları çoğalacak ,hatta bazen bacaklarınız,kolunuz bile çalışmayacak,yani bunu geçiktirmenin anlamı yok
-ama ben beyin makinesinden sonra da insanların kötüleşe bildiğini duydum
-çünkü onlarda sizin gib geç kaldığı içindi ,erken tedavi daha yüksek başarı demek
İşte Rufa o zaman konuya dahil oldu.
-şimdi Rebekkanın geç kaldığını söylüyorsunuz,peki 2 ay içinde makinede uyku modundayken yan etkiler olursa,biliyorsunuz Rebekka birkaç kez hafıza siliciden geçti.
Doktorun yüzü düştü.
-kuruma bazen hafıza siliciden sonra travma yüzünden oluşuyor,sende bana bir kaç kez geçtiğini söylüyorsun,bu sorun yarata bilir, biraz daha araştırma yapmamız gerekir ,o zamana kadar sıvıyı temizlememiz lazım ,yazdığım ilaçları kullansın bazen fazla uyku ve ilaç sonrası uyuşukluk hiss etsede ara vermemesi gerekiyor.
Doktor gitmişti,üzgün gözleri dolmuş ağlamamak için kendini sıkan Rufia etrafa bakındı ama Rebekka artık oda da bile değildi.
Rufia dışarı çıktı ve Rebekkayı arka bahçede ağaca yaslanmış hıçkıra hıçkıra ağladığını gördü önce yanına gitmek istedi ama onun hayır ikisinin de şuan yalnız kalıp toparlanması gerekiyordu.
Rufia arkadaşının Benjamin yüzünden ilaçlara nasıl nefret ettiğini iyi biliyordu,şimdi yine ilaç alması gerekiyordu ,Benjaminin kıza ne kadar büyük zorluklar yaşattığını şuan daha iyi görüyordu.
O kadar zor zamanlar yaşadım,her zorlukta ölmeyi dilemiştim ama olmamıştı,şimdiyse herşey yoluna girmeğe başlıyordu,ben Benjaminden kurtulunca Albinayla hayatımda yeni bir sayfa açmayı planlıyordum,şimdiyse 2 hastalık birden tedavi gerektiriyordu,ben yeniden ilaç bağımlısı olmak istemiyordum,bir hastalıktan kurtulsam bile diğer hastalıktan kurtulmak imkansızdı .Duyduklarımın çoğunda makine tedavisinden sonra birçok hasta kanser bile ola biliyordu benim olmayacağım ne malum,sonuçta bende geç kalmıştım herşeye geç kaldığım gibi,mutluluğa,aşka,sevgiye ,aileye ,merhemete, herşeye geç kalmıştım o tedaviyi kabul etsemde etmesemde sonu aynı yere çıkıyordu.Ben bunları düşününce benim sanki kalbim sıkıştı yine hüngür hüngür ağladım,neden ,neden ben ,ben neden en zor sınavlardan geçmek zorundayım ,neden benim hayatım sürekli kara bulutlarla sarılmış olmak zorunda.göz yaşlarım yanaklarımı lav gibi yakıyorken sözlerim boğazımda düğümlenmişti .Yumruklarım toprakta iz bırakırken,sanki yüreğimdeki tüm damarlar da sıkışmıştı. Omuzumda bir el hiss edince çabuk toparlandım ve kafamı kaldırdım Rufia kızarmış gözlerle bana bakıyordu,ben onun ağladığını biliyordum ve onu daha da üzmemek adına gülümsemeğe çalıştım.O biranda bana sarıldı
-iyiyim yalanını bırak ,ağlamak utanılası şey değil.
-Rufia ben gerçektende şuan ne yapacağımı bilmiyorum ,yaşamak ablamın kızını da alıp çok uzaklara gitmek istiyordum,şimdiyse duyduklarım
-ne kadar zor olursa olsun biz bunu aşacağız o hastalıklar senin aşamayacağın birşey değil,sana söz veriyorum ,tedavin en iyi şekilde yapılacak.
-bana söz ver bunu kimseye söylemeyeceksin
-bir şartla sende doktorun söylediği ilaçları kullanacaksın
-şuan kullanamam ,önemli işlerim var ,onu bitirmem gerekiyor
-sen delirdin mi doktor ne dedi duymadın mı?
-duydum ama beni de anla ,ben sürekli Benjaminin gözetimindeysem ilaçları görmesi an meselesi ,ya durumu öğrenirse.....
-ne sanıyorsun Benjaminin bunu bilmediğini mi ,o zaman neden sürekli onun doktorunun gözetiminde olan bir hasta ,hastalığından bugüne kadar haberi olmamış .Bence Benjamin senin hastalığının bu seviyeye kadar gelmesinin en önemli etkeni ve şuan senin ora dönmeni bile istemiyorum
-Peki bu hastalık bana uzun süreli halüsinasyon görmeme neden ola bilir mi ?
-birkaç saniye süren birşey ola bilir ama bu sadece burun kanaması ve baygınlık sırasında mümkün ,bir növ organizmin önceden uyarı vermesi gibi
-peki,bir soru daha hatırlıyormusun 2 yıl önce Neyt kasabasında 7 kişi öldürülmüştü ve sizde
-evet bizde derma pfc cihazıyla yara aldıkları bölgeden dokuyu müşahide ederek katili bulmuştuk.
-ha işte bende bunun için seninde laboratuvarında o cihazdan var mı yok mu soracaktım.
-tabi ki var sürekli yeni kol saatleri yapıyoruz alerjik dokuya sahip mi değil mi bakıyoruz,ama hala ne sormak istediğini anlamadım.
-eğer yara izini incelersen bunun metal ve ağaç yüzünden olduğunu anlarmısın ?
-eğer yara izi tamemen kapanmadıysa tabiki metal ve ağaç dokuları tamamen farklı bu yüzden cihaz kolaylıka bunu söyleye bilir.
-o zaman hadi gidelim
*******
Şuan Kiaranın buraya yakın erazide bir tamirci arkadaşı olduğunu öğrendim ,Rufiadan ilaç reçetesini aldım,ona yakında tedavi için geri geleceğimi söyleyip ,tamircinin olduğu yere gittim ,ordan bir motor kiralayıp ,şuan en çok ihtiyacım olan insanları görmeye gidiyordum.
Belki onlarla konuşmam tedavi olmam için bir umut olacaktı.Derler ya ölümün geldiğini anlayan insan daha cesaretli oluyormuş ,bende bunu yapacaktım ve peşimdeki Benjaminin köpeklerinden kurtulmayı da motorla yapa bilirdim
Evet kısa sürede ara yollardan geçerek izimi kayb ettirmeği başardım ,artık özgürce ailemi görecektim
Evimizi bulduğumda ailemin 4 yıl önce burdan Mogvel şehrine taşındığını öğrendim .Orası Benjaminin asla gidemediği bir şehirdi .
Çünkü oyunlarda öldürülen birçok insan orda kendine yeni hayat kurmuştu, tüm şehir halkı kazançlarını yıllar önceki gibi kendi ürettiği ve ticaretini yaptığı şeylerle sağlıyordu.Buraya Benjaminle çalışan kimse alınmıyordu .Tabi ki şehire vardığımda bende Benjaminin oyunlarına maruz kalmış kocasını kayb etmiş biri olarak Bekka olarak girmeği başarmıştım
Kimliğimi kayb etmiş numarası yapsam bile yüzümün görüntüsünü alan kameradan herşey açığa çıka bilirdi bu yüzden ,önceden elektriğin gitmesi için ufak Rufianın yeni silahlarını gizlice içeri salmıştım
Güvenliği atlattıktan sonra panolarda Vinset Jons ismini aradım .Bu babamın ismiydi
cadde 18 ev 2
Eve vardığımda banden 2 yaş küçük kardeşimi fark ettim.
Yüzü aynı yıllar öncesindeki gibi beyaz ve sakkallıydı,sadece biraz kilo almış gibiydi.O beni görmüyordu arabayı yıkamaya devam ediyordu,kapıya vardım tüm cesaretimi toplayıb onun ismini söyledim
"Henry"
O bir anda bana baktı ve ben dayanamayıp ona doğru koştum .
O biraz geri gitti ,sonra anne diye bağırdı ve ben daha fazla adım atmadım,kardeşimin soğuk yüzü beni görmek istemediğini açıkca belli ediyordu.
Annem ve babam dışarı çıkınca benim olduğum yöne döndüklerinde sanki hayalet görmüş gibi oldular.
Aslında bunun böyle olacağını yıllardır biliyordum,ama içimdeki en ufak umut onların bana sarılacağına inanıyordu.
Onlara doğru gittim,ama onların konuşmasına durdum.
-hapisten ne zaman çıkmış?
annem babamın sorusuna
-demek söylenenler doğruymuş" dedi
-anne ,baba ben sizi çok özledim bilseniz şuan size o kadar çok ihtiyacım var ki......
Babam arkasını bana çevirdi.
-ona söyle ablasının hayatını mahv eden bir kız benim evime gelemez,defolsun gitsin
-baba ben öyle olmasını istemedim
İşte o an annem bana doğru geldi ben ağlıyordum onun o kokusunu çok özlemiştim
Kendim ne yaptığımı anlamadan kollarım beni dinlememiş sarılmak için beklerken ani tokat karşısında ben bir oyuncak gibi yere düşmüştüm ama oyuncakların kalbi yoktur benim ki ,tekrardan kırılmıştı.Yüzümdeki parmak izlerini elimle kapatrak yerden kalktım.
-benden bu kadar mı nefret ediyorsunuz,ben ablamın katilini öldürmek dışında yanlış olan ne yaptım ,kardeşimin borçlarını bile ödedim
-sen bizi rezil ettin ,senin yüzünden kardeşin eski şehirde iş bulamaz olmuştu,herkes senin ablanın mutluluğunu kıskandığın için bunu yaptığını söylüyor,sen asla bizim ailenin bir parçası olmayacaksın ,çünkü senin elin kan kokuyor ,senin ne işlere bulaştığını ve kaç insanın ölümüne sebep olduğunu da biliyoruz,keşke hapisten hiç çıkmasaydın,orda ölseydin daha iyiydi .
-istediğiniz bu mu gerçekten ?Ya ablam yıllarca kocasının zulmüne katlanırken ona da mı aynı şeyleri dediniz?
-sus ablanın adını ağızına alma,sen geri git kirli dünyana dön ,senin yerin orası benim sadece bir kızım vardı o da öldü ,senin gibi bir kızım yok
-annnneeee ben ben ölüyorum
-bu daha iyi ,artık daha fazla öldürdüğün insanların ahını almazsın!
Ben bir kaç kez düşe kalka ayakta duramaz bir şekilde motorumu bulmuştum ve gözlerimden yaş değil kalbimde biriken acıların açtığı yaraların kanı akıyordu.
Geriye nasıl dönmüştüm hatırlamıyordum ,son gördüğüm motorun ağaca çarpmasıydı ,ben yere düşmüştüm üstümün çamur olması dışında birşeyim yoktu,en azından hayal kırıklığı yüzünden diğer acıları hiss etmiyordum .Etrafa bakındım,kendi cehenemime Whitecitye dönmüştüm bile ,biraz yürüdükten sonra araba yoluna çıktım,telefon çekmiyordu,uzun bir süre öylece yürüdüm kafamdakı sorular netlik kazanmıştı,artık ne yapacağım belliydi ,Rufia ve benim konuşmamı hatırladım
"-hadi gidelim
Rufa birşey demeden peşimden gitti ve biz yeniden alt kata indik.
Rufia derma pfc aygıtını çalıştırdı ,o sırada ben bileğimdeki yara bandını tamamen açtım çizikler tazeydi ve yara kapanmamıştı.
Rufanın işaret ettiği yere bileğimi koydum ,cihaz bir kaç kez fotoğraf aldı sonra tekrar skan yaptı ,daha sonra cihazın sol tarafından bir kol uzandı ve ucundakı makas gibi ama daha ince başlıklı bir şeyle çiziği biraz daha araladı
O sırada Rufia diğer makineden bilgisayarı izliyordu .
-biraz canını yakacak
-ben alışkınım dediğim an makasın ucundan bir iğne derime dokundu
-aaaayy bu acıttı
-söylemiştim ,biraz daha dayan bu son
-iyiki de bunu cesetlerde kullanıyorsunuz,bu çok acıtıyormuş
Analizler bitince ,ben bilekliğimi de verdim eşleştirsin diye .
Rapor çıktığında yapılan test sonucu düşündüğüm gibiydi bu çizikler ağaç izleri değil metal dahası benim bilekliğimin parçasıyla eşleşiyordu .Hatta aynı eşya olduğu yazılmıştı.
Şimdi düşüncelerden ayrıldım .
Artık gerçeği biliyordum ,benim gördüklerim bir halüsinasyon ve bende bir deli değildim .Ama şuan daha büyük tehlikeyle karşı karşıyaydım.Eğer Benjamin öldüyse onun yerine geçen her kimse çok güçlü biriydi.Yoksa o kadar insanı Benjaminin yaşadığına inandırmak kolay değildi ve o her kimse benim hastalığımı da biliyor ve bunu gizliyordu.Benim ölmemi bu kadar çok isteyen biri .Demek o benim dostum değil,düşmanlarımdan biri ama kim?
Bunu sesli söyleyince kafamda bir liste oluşmuştu ve o liste bir kaç kişiden ibaret değildi ,orda daha fazlası vardı.
Ama ben daha oyunu bırakmadım ve madem bir düşmanım var ve benim yavaş yavaş ölmemi bekliyor ,o zaman ben bunu hızlandıracaktım.Ama giderken onu da kendimle götürecektim .Bunları Reynolda şimdi anlatmam anlamsızdı ,elimde hiç bir kanıt yoktu .Bu yüzden önce kanıtları bulmaya ihtiyacım vardı.Benjaminin cesedini bulduğum yere gittiğimde orda sadece yangın sonrası küller vardı .Düşündüğüm gibi delil yüzünden bir binayı yakacak olan adam çok kurnaz ve zeki olmalıydı.Ama beni yolumdan saptıramazdı.Ben eve dönmeden bir kaç bidon çabuk alışan ethanol, benzin ve aceton aldım ve bidonların bir kaçını evin yakınında sakladım ve sonra üstümü temizledim ,eve gittim .Odaya girince sırtımdan az önce alış-veriş yaptığım sırada aldığım çantayı çıkardım ve dolabın alt hissesinde sakladım .O sırada Rozali içeri girdi ve beni (sahte) Benjaminin odasına çağırdığını haber verdi.
Ben üstümü değişince geleceğimi söyledim.
*****
Benjaminin odası.
Benjamin odasında dün gece ziyaret ettiği mekanın raporlarını inceliyordu,telefon çalınca ekrana baktı, arayan Rebekkanın peşine taktığı adamdı.
-anlat.
-efendim dediğiniz gibi bayan Rebekka arkadaşının evine gitti ve 4 saat sonra ordan ayrıldı .Daha sonra bir tamirciden motor kiralamış,araştırma yaptım,adam gerçekten bir tamirci ve Reynoldla bir ilişkisi yok,daha sonra annesinin evini ziyaret etti.
-ama onlar evini değiştirmiş
-evet efendim ,o öğrenmiş olmalı ,çünkü Mogvel şehrini ziyaret etti
ama biz içeri giremedik biliyorsunuz orası çok iyi korunuyor,ama kızda orda çok kalmadı .
-çabuk durumu nasıldı onu söyle.
-şey efendim galiba üzgündü çünkü geri dönerken bir kaç kez kaza yaptı,hatta Whitecitye vardığımızda da kaza yaptı.
-sonra şimdi nerde? iyi mi? neden yardım etmediniz?
-efendim sizin gönderdiğinizi anlardı diye,şimdi alışveriş yaptı ama kendi hesabından ödediği için ne aldığını bilmiyoruz,ama ellerinde üç farklı bidon vardı ve az önce onu bahçenin arkasındakı ağaçların arasına gömdü.
-hemen onları alın odama getirin.
Telefonu kapatan Benjamin elindeki kağıt parçalarını yırtmak üzereydi
-Neden pes etmiyorsun,işleri neden bu kadar zorlaştırıyorsun Rici
-gel Rebekka !
Rebekka siyah bir t-short ve kot pantolon giymiş sanki birini öldürmeğe hazırlanıyormuş gibi onun karşısında dikilmişdi.
-Rebekka dönmüşsün ,ben artık peşinden gitmeği düşünüyordum.
Rebekka kendinden emin kocaman gülümseyerek,ona doğru geldi ve kollarını uzatarak ellerini masaya koydu .
-bence adamların yeterli olmuştur.
Benjamin Rebekkanın yüzündeki bu şeytani gülüşü çözmeye çalışırken kendisi de gülmeyi denedi Kapı çaldı adamlar ellerinde bidonlar Rebekkanın yaslandığı masanın yanına gelerek bidonları bıraktılar.
-bunlar ne şimdi de beni mi yakacaksın?
Rebekka bunu söylerken bile gülüşünü gizlemedi.
-bunu senin açıklamanı bekliyorum,Rebekka bunlar ne? Yoksa ne olduğunu bilmediğini mi söyleyeceksin?
-Benjamin hep benden önde olmayı nasıl başarıyorsun,buna gerçekten şaşırıyorum .Ama beni biliyorsun benim olanı ben söylerim ,adamlarına da çok kızgınım neden biraz daha kalmasına izin vermediniz,böyle hiç tadı olmayacak ama olsun ,madem getirdiniz size de ikram ederim Rebekka bidonun kapağını açtı masadakı bardağa ilave etti ve Benjamine uzattı içmediğini görünce kendisi içti .
Herkes ona zehir içiyormuş gibi bakıyordu.
-bu bir üzüm pekmezi olacaktı ama sizin yüzünüzden olamadı yine de şuan bile güzel içki ,bana soracağın başka sorun yoksa odama gideceğim malum şu sıralar fazla gerçeklikle hayali bir birine karıştırıyorum,iyice dinlenmem gerek
Rebekka odadan çıkınca adam masadakı dosyaları bidonu getiren kişilerin kafasına fırlattı.
-salaklar hani kız benzin ,ethanol almıştı.
-ama efendim az önce mağazadan çıkan çoçuk söyledi ,o Rebekkanın onları aldığını görünce neden bunları aldığını sormuş,kızda havai fişek yerine bunlarla parti yapacağını söylemiş
-sizde mağazada alış veriş yapan bir çoçuğa mı inandınız,size güvenip bu işi size vermem büyük hataydı,şimdi defolun odamdan
****
Rebekka odaya girdiği gibi kapıyı kapattı ,içeriyi tamamen bilgisayardakı detektorla taradı,kamera yoktu,sonra rahatlamış bir şekilde dolabın alt kısmındakı çantayı çıkardı ve fermuarı açtı. Üstünde tehlikeli yazısı olan bu küçük bidonları gözden geçirip ,nasıl kullanmasına dair türlü türlü planlar yapan Rebekka onları tekrar sakladı.
-E sahte Benjamin , gerçek Benjamin benimle baş edemezken sen kendini çok mu zeki sanıyorsun ,gerçek kedi fare oyunu asıl şimdi başlıyor,kedinin seni avlaması an meselesi bekle ve gör
Rebekka yine kocaman gülümsedi.