~Roza~ Evvelki gece Rezvan Ağa'nın dedikleri kulağımın dibinden gitmezken ne edeceğimi bilmiyordum. Aklıma Elvan gelince boşanmayı kabul edecek oluyorum lakin Rezvan Ağa, gözümün önüne gelince de gönlüm razı olmuyor. Gün aydınlana dek düşünsem de bir yol bulamamıştım. Gün aydınlanıp konaktakiler uyanınca da mutfağa girip kahvaltı yapmaya koyulmuştum. Kahvaltıyı hazır ederken Pîrê Zeman, beni yanına çağırdı. Lakin geldiğimden beri ağzını bıçak açmıyordu. “Gece Rezvan'la ne konuştunuz?” Yüreğimi sıkıştıran sualiyle başımı kaldırıp suratına baktım. Elini değneğin üzerine koymuş başını yere eğmişti. “Boşanmaya razı olup olmadığımı sual etti.” Başını kaldırıp yüzüme baktı. “Ne dedin?” demesiyle gözümü yumdum. Sesim çıkmazken gene sordu. “Ne diyeceğimi bilemedim.” “Nasıl bilmez

